Gündem Adana

ADANA, SADECE KEBAPTAN İBARET DEĞİL! – ÖMER ÜNEY YAZDI

ADANA, SADECE KEBAPTAN İBARET DEĞİL! – ÖMER ÜNEY YAZDI
28 Nisan 2022 - 0:40

Adana’nın tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri çoğu zaman konu edilir ama Adana denince akla ilk kebap gelir. Güzeldir, hoştur. Bence dünyanın en güzel yemeğidir. Konuşulsun, yenilsin, yanında şalgam da içilsin. Eyvallah…
Tabi kebabın Adana için de denli önem taşıdığını hep birlikte değerlendirelim, irdeleyelim ama çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu kentin sadece kebaptan ibaret olmadığını da anlatalım her yerde…

Mesela Türkiye’de tarım ve sanayinin gelişimine katkı koymuş bu  kentte son zamanlarda geri planda kalan tarımın yeniden kalkınabilmesini konuşalım. Tüm imkanlarına rağmen hayvancılığın yok denecek kadar azalmasının yanlışlarını anlatalım.

Yetişmiş insan gücü, geniş alanlara yayılan iş potansiyeline rağmen bu kentin neden işsizlikte başrolleri oynadığını sorgulayalım. Türkiye ortalamasının üstündeki işsizliğin asgari düzeye indirilebilmesinin yollarını arayalım. Adanalının başına adeta bela edilen hafif raylı sistemin birinci etabının, ikinci etap olmadan hiçbir işe yaramayacağını dilimizin döndüğünce ifade edelim. Edelim ki; söz verenler, raylı sistemi bakanlığa devretmeyenler, ikinci etap için kıllarını kıpırdatmayanlar duysun, görsün, harekete geçsin.
Adana Büyükşehir Belediyesi’nin tüm sorunları kendi bünyesinde çözmesini beklemiyoruz tabi ki. Ama Zeydan Karalar başkanlığındaki ekibin elinden geleni yaptığını söylememiz gerekiyor. Yağan yağmurlardaki su baskınlarını hatırlarsınız. Belediyenin yayınladığı bültendeki görselleri görmüşsünüzdür. Eskiden yağmur suyuyla dolup taşan, araçları yüzdüren bir çok noktada yağmur suyundan eser kalmıyor. İyi ve güzel gelişme. Belediye hizmetinin daha çok çeşitlenmesini dileyerek teşekkür edelim. Trafik sorununun çözümüne uğraşan Başkan Zeydan Karalar’ın yalnız bırakılmaması gerekiyor. Raylı sistemi göz ardı eden merkezi idare bu sorunun çözümü için Adanalılara destek olmak zorunda. Çevre ve gürültü kirliliği de var bu kentte. İşte bu konuda belediyeye ve emniyet görevlilerine büyük iş düşüyor. Bu  dertten kurtarsalar bizi ne güzel olur…
Çarpık kentleşmeye ayrı bir parantez açmak lazım. Adana gibi diğer tüm illerin büyük sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Madde bağımlılığını da es geçmemek lazım.

2008 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Turizm Bölgesi ilan edilen Karataş-Yumurtalık sahil bandına tek çivi dahi çakılmadan turizm bölgesi olmaktan çıkarılmasını da unutmayalım. Bu da merkezi idarenin bize bir hediyesi(!) olmuş olsun.

Yeşili, doğası ve deniziyle göze çarpan Adana’da turizm gelirleri yok denecek kadar az. Turizm teşvik bölgesi ilan edilen ancak sonra bu karardan vaz geçilen yerler dünya turizmine kazandırılan bakir bölgelerle eş değer. Bakalım ne zaman değer görecek.
Bir de beyin göçü var. Eğitimde son yıllarda Adana’nın adına neredeyse rastlayamaz olduk. Yaşanabilir iller sıralamasında da geri plandayız.

Anlatmak istediğimiz şu ki; Adana’ya gelip sadece kebap, şırdan yemekle bici yiyip şalgam içmekle bu işler yürümüyor.
Kalkınmada öncelikli iller arasına girmek istiyorsak anlatmaya çalıştığımız sorunları yenip, yeni hikayeler yazmak zorundayız…
İyi haftalar olsun…

antalya escortistanbul escort