
“Gün bugün kaç saatten ibaret?” dedi.
Dedim:” 25 saat.”
“Neden?” dedi.
Dedim;
“An’a, güne, saate dair,
herşeyi bugün unuttum.”
Çantamı hazırlamıştım,
birşeyi unutmayayım dedim.
Terlik.
Gözlük.
Şort, tişört…
Son sözü güzeldi;
“Kendini unut burda… “dedi.
Kendini almaya gelirsin…
Sordu;
“Neyi özlersin?”
“Seni…” dedim.
“Bir de;
Seninle sohbeti ve sade kahveyi.
Yetmez mi?”
Dedi;
“Neyine güvenirsin?”
“Coşkulu gülüşüme!
Deli dolu heyecanlarıma!
Sevdiğime renk olan gözlerime!
Şiirlerime, şarkılarıma ve hayata can veren keyiflerime!”
Ne dersin?
Peki;
“Neyi sevdin? “
“Seni…” dedim.
“Bir de kahvaltıda şekerli çayı.
Yetmez mi? “
Mümtaz YURDAER
21.09.2026


