DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

TL VE TÜRKİYE ‘İN’

Yayınlanma Tarihi :
TL VE TÜRKİYE ‘İN’

tlTürkiye, 30 Mart seçimlerinde adaylardan çok partilerin ön planda olduğu ve bu nedenle de en az genel seçimler kadar önemli sayılabilecek bir yerel seçim sürecini atlattı. Seçimin ardından iktidar partisinin Türkiye genelinde gücünü daha da artırarak oy oranını yüzde 45 seviyelerine çıkartması, istikrarın devamı niteliğinde algı yaratırken, önümüzdeki seçimlere kadar siyasi risk algısının ateşini düşürmüş oldu. Bu süreç sonrasında, yazın yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elbette ki bir hareketlilik görebiliriz ancak öngörülebilirliğin artması açısından genel seçimlere kadar siyasi riskleri bir kenara bırakmakta fayda var.

Seçim öncesi parametreleri incelediğimizde, Endeks tarafında takas oranlarında daralma gözlemlenirdi. Ancak bu süreçte işleyiş biraz tersine oldu. Seçim sonrasında Dolar/Lira kurunda 2,18TL’den başlayan düşüşle birlikte seçimlerin ardından kur 2,12TL seviyelerinin altına kadar geriledi. 11,70’lere çıkan iki yıllık gösterge faizi bu süreç içerisinde 10,42 seviyelerine kadar gevşedi. En önemlisi ise yerli yabancının seçim öncesi alışkın olduğu düşüş senaryolarına kendisini hazırlamasıydı. Tam da bu noktada, yerli yatırımcının girmediği yerde, yabancı yatırımcı, çarpansal olarak iskontolu olarak gördüğü hisseleri dip seviyelerden alarak, borsada seçim öncesi alışılagelmedik bir ralli başlatmıştı. Kur tarafında ise TCMB’nin günlük olarak piyasanın nabzını ölçmek üzere düzenlediği döviz satım ihalelerinde, oluşan talebin azalması ve faiz cephesinin gevşemesiyle beraber, TL’nin destek bulduğunu görüyoruz.

Kredi notu güven pekiştiriyor

S&P’nin not görünümümüzü sürpriz bir şekilde negatife çevirmesinin ardından, Fitch notu ve görünümünü korudu ve yatırım yapılabilir seviyede, durağan görünümde bıraktı. Önümüzdeki hafta bir de Moody’s tarafından not görünümü gözden geçirilecek olan Türkiye açısından hikâyenin bittiğini söylemek çok yersiz kalacaktır. Notumuzun korunması ve ülkeye akan yabancı sermayenin seçim öncesinde ve sonrasında artarak devam etmesi, ülkeye ve TL’ye olan güveni pekiştiriyor.

Büyüme ılımlı ancak enflasyona dikkat

Bu yıl Fed’e bağlı olarak parasal genişlemenin son bulacağı ve faizlerin 2015 yılında artırılacağı beklentisi ile gelişen ülkelere olan sermaye yatırımlarında azalma görülmüştü. 2013 yılını %4 büyüme ile tamamlayan Türkiye için ise bu durum, global piyasalara bağlı olarak büyümesinin yavaşlayabileceği yönünde oldu.

Geçtiğimiz 2013 yılını iç talebin katkısıyla beklenenden daha az ticaret açığı ile geride bırakan Türkiye, bunun yanı sıra. Bu yıl cari açığın kademeli olarak azalacağı ve yıl sonunda 48-51 milyar Dolar arası beklenmekle beraber, büyüme tarafında ise piyasadaki bazı beklentiler yüzde 2,1-2,3 arasında değişkenlik gösterirken, bizim beklentimiz %2,5 seviyesinin üstünde bir büyüme rakamı yakalayabileceğimiz şeklinde olmaktadır.

Enflasyon rakamlarında ise kur geçişkenliğine bağlı olarak, kurlardaki artışı tüketiciye yansıtan üreticilerin son zamanlarda değerlenen TL‘nin etkisini fiyatlara ne zaman yansıtabileceği önemli. TCMB’nin PPK toplantı özetinde de bu durumun yaz aylarına kadar etkisinin devam edeceğinin, yani enflasyon rakamlarının yaz aylarına kadar görünümünü yükselişle sürdürebileceğinin altı çizildi.

TL ve BİST’in performansı olumlu

Borsada ise seçim sonrası 72,000 seviyelerine kadar yükseliş görülmesiyle birlikte, 64,000 seviyelerinden bu yana olan yükseliş trendi, güçlü işlem hacmiyle birlikte yükseliş trendi içerisine girdi. Aylık performansta ise yüzde 14’e yakın gayet olumlu bir performansla hızlı yükselenlerin arasında yer aldı. Aylık performansta diğer gelişen para birimlerine karşı TL, %4,45 ile en iyi performans sağlayan para birimi oldu.

Zorunlu karşılıklara faiz ödemesi bankalara 2014’te yardımcı olur

Bu yıl bankacılığa dair en önemli tehdit unsuru, BDDK’nın kredi kartlarına ilişkin taksitlerde sınırlama getirmesi ve alışverişlerde 616 milyon TL azalma görülmesi olmuştu. TCMB sürdürdüğü ihtiyatlı para politikasında sıkılaştırmaya devam ederek faiz oranlarında radikal bir artış gerçekleştirmişti. Bununla birlikte, 2013 yılının ikinci yarısından itibaren yükselen faizler nedeniyle daralan makas, bankacılık sektörünün net faiz marjını azalış eğilimine sürüklemişti.

Bankacılıkta durum böyle iken, en önemli müjde Erdem Başçı’dan geldi. Açıklama, talep edilmesi halinde munzamlara yüzde 2-2,5 oranında faiz uygulanabileceği yönünde oldu. Zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi, bankaların fonlama maliyetini düşürecek olması itibariyle, bankalar için pozitif olacaktır.

YORUM YAP

DÖVİZ KURLARI

  • DolarDOLAR
    ALIŞSATIŞFARK
  • EuroEURO
    ALIŞSATIŞFARK
  • SterlinİNG. STERLİNİ
    ALIŞSATIŞFARK
  • FrangİSV. FRANGI
    ALIŞSATIŞFARK
  • Kanada DolarıKAN. DOLARI
    ALIŞSATIŞFARK
  • Çeyrek AltınÇEYREK ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
  • Gram AltınGRAM ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
  • BitcoinBITCOIN
    FİYATDEĞİŞİM

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış