Gündem Adana

İRAN GEZİ NOTLARI; İSFAHAN

İRAN GEZİ NOTLARI; İSFAHAN
Belgin ÖZÇELİK( belgin@gundemadana.com )
10 Mart 2014 - 9:27

BELGİN ÖZÇELİK

iran1Her dem güzel olan İSFAHAN Nisan’da bir başka güzeldir derler. Ben de ilk ziyaretimi Nisan ayının sonlarına doğru gerçekleştirdim ve doğa gerçekten de harikaydı. İsfahan Unesco Dünya Miras listesinde. 2500 yıllık tarihi ile bunu fazlasıyla hak eden bir şehir. İçinden kıvrım kıvrım süzülüp giden Zayende Nehri’de bu güzel şehri taçlandıran, bereketlendiren simgesi olmuş.

İsfahan’a “Dünyanın yarısı” da diyorlar. Bunun bir nedeni de Dünyanın 2.büyük meydanı olan Nakş-ı Cehan Meydanına sahip olması olabilir. İsfahan için büyük önem taşıyan bu çok büyük meydanda tam da şehre geldiğimizin ertesi günü Ahmedinejad’ın mitingi vardı. Biraz oyalandıktan sonra miting bitiminde gittiğimiz meydan yarım saat içinde boşaltılmış ve tertemiz olmuştu bile. Fotoğrafta da göreceğiniz gibi dört bir yanı önemli eserlerle çevrili olan bu büyük meydanı gören bir İngiliz’in, meydanın büyüklüğüne gönderme yaparak “dünyanın yarısı” dediği de söyleniyor.

iran21602 yılında Şah Abbas döneminde yapımına başlanan meydanın ölçüleri; 512 metreye 163 metre.  Önceleri Şah Meydanı diyorlarmış ancak Humeyni’den sonra ismi İmam Meydanı olmuş.

Etrafını çepeçevre saran binalardan en görkemlisi İmam Camii, bu muhteşem binanın akustiği inanılmaz. İbadetin olmadığı bir zamanda akustiği test etmek için grubumuzdan biri hemen güzel bir şarkıyı usulca söylemeye başladı ve ben dışarıdan dinleyebildim. Caminin yapımına 1611’de başlanmış ve tam 25 senede bitmiş. Özellikle kubbesi ve çinileri ile gerçekten çok güzel.

Meydanın bir ucunda da yine 16.yy’da Şah Abbas tarafından  yaptırılmış olan Ali Qapu Sarayı var.

Topkapı Sarayı’nın Bab-ı Ali kapısından esinlenerek daha iyisini yapmak maksadıyla yaptırıldığı söylenen sarayın en üst katına kadar çıkıp İmam Cami’nin fotoğraflarını çekebilirsiniz. Tüm meydana harim manzarası gerçekten çok güzel. Meydanın etrafında pek çok turistik eşyalar satan dükkanlar var. Bunların içinde en ilgi çekenlerinden biri baskı tekniğiyle yapılan örtüler satan yerlerdi.

iran3Meydandan çarşıya doğru ilerlediğimizde İran’ın kaçınılmaz alışverişi de başlıyor. İran halıları hakkında pek çok ayrıntılı bilgi de veren bu mağazalara alışveriş yapmasanız da gidip verdikleri bilgileri dinleyin derim. Halının dışında deve kemiğine yapılan işleme ve nakışlarla yaptıkları hediyelik eşyaları satanlar da çok ilginçti. Daha da ilginci kemiğe Farsçada sümük deniyor.

Bir başka güzel bina Chehel Sütun Sarayı. Chehel kırk anlamına geliyor. Aslında sarayın yirmi sütunu var ama hemen önündeki havuzda sütunların yansımaları olduğundan kırk sütun ismi verilmiş. Ücretli girişi olan sarayın içindeki minyatürlerde Çaldıran Savaşı resmedilmiş. Bahçesindeki havuzun çevresinde güzel sanatlar öğrencileri grup olarak gelmişler ve sarayı resmediyorlardı. Birlikte fotoğraf çektirmek istediğimizde, hele de Türk olduğumuzu öğrendiklerinde hemen kabul ettiler. İran’da herkes birkaç kelime de olsa Türkçe biliyor. Zaten bizde Farsça’dan gelme ve onlarda Türkçe’den gelme pek çok kelime var. İran’daki Türkmen nüfusu %40 denmesine rağmen rehberimiz Marina’ya göre % 50’lerde.

Bir başka güzel yapı ise SİASEPOL KÖPRÜSÜ. 33 gözü olan köprü ismi Farsça’da 33 anlamına geliyor. 1602 yılında yapılan Zayende Nehri’nin güzerindeki bu güzel gerdanlık özellikle gece bir başka güzel.

Eski ipek yolunun en önemli şehirlerinden ve uzun bir zaman başkentlik yapmış olan bu muhteşem şehir insanları turistlere ve özellikle Türklere çok misafirperverler. Bu güne kadar gitmemiş olmam bir kayıpmış dediğim nadir yerlerden.

Bu konuda tüm merak ettiğiniz konularda bana belgin@nevatur.com.tr adresimden ulaşabilirsiniz.

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ 0,533 248 79 16