Gündem Adana

‘GELECEĞİNE SAHİP ÇIKAN GENÇLİK İSTENMİYOR’

‘GELECEĞİNE SAHİP ÇIKAN GENÇLİK İSTENMİYOR’
04 Mart 2014 - 13:36

EGITIMISSSS Eğitim-İş Adana Şube Başkanı İsa Kayadan, 3 Mart 1924’te Halifelik, Şeriye ve Evkaf Vekâleti ile Erkân-ı Harbiye Vekâleti kaldırıldığını, Osmanlı hanedanı mensuplarının yurtdışına çıkartıldığını ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) kabul edildiğini anımsatarak, “Söz konusu devrim yasaları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal, laik ve bilimsel temellere dayanan çağdaş bir devlet olarak yapılanması sağlanmıştır” dedi. Kayadan, AKP iktidarının eğitim alanındaki uygulamalarının ise Cumhuriyet atılımlarını tasfiye etmeye, eğitimin temel niteliklerini değiştirmeye yönelik olduğunu savunarak, Bilinçli, özgür düşünüp karar veren, haksızlığa ve zulme karşı duran, aklı ve yüreği ile bu ulusun geleceğine sahip çıkan bir gençlik istenmemektedir” diye konuştu.

 

“‘SULTANIN KULU’NUN YERİNİ ÖZGÜR YURTTAŞ ALDI”

Yaptığı yazılı açıklamada 3 Mart 1924 tarihinde gerçekleştirilen devrimlerin önemini anlatan Kayadan, bu devrimlerle ulusal egemenlikle bağdaşmayan ve toplumsal gelişmenin önünde engel olan çağdışı kurumların kaldırıldığını, devletin ve toplumsal düzenin akla ve bilime dayalı ilkelerce düzenlenmesinin yolunun açıldığını vurguladı. Kayadan, “Böylece ‘sultanın kulu’nun yerini cumhuriyetin özgür yurttaşı  ‘ümmet toplumu’nun yerini ise ‘modern ulus’ almıştır” şeklinde konuştu.

 

“CUMHURİYET KUŞAKLARI BÖYLE YETİŞTİRİLDİ”

Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun gerekçesinde “Bir devletin kültür ve genel eğitim siyasetinde, ulusun düşünce ve duygu yönünden birliğini sağlamak için, öğretimin birleştirilmesi, en doğru, en bilimsel ve en çağdaş ve her yerde faydaları ve iyiliği görülmüş bir ilkedir… Bir ulus bireyleri ancak bir eğitim görebilir; iki türlü eğitim bir memlekette iki türlü insan yetiştirir. Bu ise duygu ve düşünce birliğine ve dayanışma amaçlarına tamamen aykırıdır” ifadelerinin yer aldığını aktaran Kayadan, bu kanunla çağdışı eğitim kurumlarının kapatıldığını ve bütün eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandığını belirterek, “Böylece eğitim, devletin temel görevlerinden biri haline getirildi. Her zaman gıpta ile bakılan ‘fikri hür, vicdanı hür’ Cumhuriyet kuşakları böylelikle yetiştirildi” şeklinde konuştu.

 

“GELECEĞİNE SAHİP ÇIKAN GENÇLİK İSTEMİYORLAR”

Yasanın kabulünün 90. yılında ise AKP iktidarının eğitim alanındaki uygulamalarının, Cumhuriyet atılımlarını tasfiye etmeye, eğitimin temel niteliklerini değiştirmeye yönelik olduğunu savunan Kayadan, hazırlanan programların ve kitapların bilimsellikten uzak, çağdaş ve laik ölçütlerden yoksun olduğunu öne sürdü. Eğitim yönetimi kadrolarının da bu anlayışla oluşturulduğunu ifade eden Kayadan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet karşıtı bu kadro ve programlarla akla ve bilime değil, cemaat ve tarikatlara bağlı bireyler yetiştirilir. Yaşadığı dünyanın sorunlarını ve bu sorunların çözüm yollarını kavramadan yetiştirilen bir gençlik, din bezirganlarının hurafeleriyle olsa olsa tarikat şeyhlerine mürit olur. Egemen güçlerin, siyasi erki elinde bulunduranların ve ülkemizi sömürgeleştirmek isteyen emperyalistlerin de isteği budur. Bilinçli, özgür düşünüp karar veren, haksızlığa ve zulme karşı duran, aklı ve yüreği ile bu ulusun geleceğine sahip çıkan bir gençlik istememektedirler.”

 

“MEB KARŞI DEVRİMİN ÜSSÜ HALİNE GETİRİLDİ”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bugün karşı devrimin üssü haline getirilerek ulusal değerlerin, eğitim sistemi içerisinden yasa ve yönetmelikler aracılığı ile bir bir çıkarıldığını iddia eden Kayadan, ülkenin geleceğini şekillendirecek nesillerin zihninden ulusal belleğin silinmeye çalışıldığını söyledi. Kayadan, İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile Öğrenci Andı’nın kaldırılması, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ne yönelik saldırılar ve ulusal bayramların kutlanmasının yasaklanmasının Tehvid-i Tedrisat’ın darmadağın edileceğinin işaretleri olduğunu savundu.

 

“KARARLILIĞIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Kayadan, şöyle konuştu: “Anayasadan, aralarında Tevhid-i Tedrisat Yasası’nın da bulunduğu ‘Devrim Kanunları’nı kaldırmayı amaçlayan AKP, bu amacını gerçekleştirirse, tekke ve zaviyeler açılabilir, medreseler geri gelebilir, eğitim birliği tamamen ortadan kalkabilir. Siyasal iktidar, karma eğitime son verme amacını gerçekleştirmek için adım adım ilerlemektedir. Eğitim-İş olarak, öğretim birliğine son vererek, medrese-mektep ikilemini günümüze taşımak isteyen bu anlayışa karşı, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz; bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz.”