
Türk-İş 4. Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, işçi hak ve özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılması, örgütlenmenin önünün açılması, çalışanların yaşama ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Gülnar, “Bununla ilgili olarak Konfederasyonumuz devletin en üst düzeyine yazılı ve sözlü olarak bilgi verdi, somut adım atılmasını bekliyoruz. Ancak son zamanlarda gündeme getirilen bazı kanun taslakları, kamuoyuna yansıyan görüşler, yaşanan uygulamalar karşısında büyük kaygı duymaktayız” dedi.
Geçtiğimiz gün Türk-İş Konfederasyonu toplantı salonunda gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu toplantısına katılan Türk-İş 4. Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, toplantı sonrası alınan kararları açıkladı
‘İşçilerin en kutsal kazanılmış haklarından olan kıdem tazminatı, bugün yine ve yeniden tartışma konusu yapılmak istenmektedir” ifadelerini kullanan Gülnar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kıdem tazminatı, işçilerin ve sendikaların en duyarlı olduğu hakların başında gelmektedir. Kıdem tazminatı Türk İş Hukukuna 1936 tarihli 3008 sayılı İş Kanunu ile girmiştir. Bu hakkın aşındırılması değil, korunması ve geliştirilmesi temel yaklaşım olmalıdır. İşçilerin bilinen tüm tepkisine rağmen, kıdem tazminatında gündeme getirilmek istenen ve hak kayıplarına yol açacak düzenlemeleri işçiler kabul etmeyecektir. Türk-İş kıdem tazminatına ilişkin olarak yıllardan beri süregelen görüşünü bugün de muhafaza etmekte, Konfederasyonun en üst karar organı genel kurulda alınan kararı bir kez daha hatırlatmakta yarar görmektedir. “Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması” amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan kanun taslağında, özel istihdam bürolarının görevlerinin düzenlenerek, faaliyetleri arasına geçici iş ilişkisi kurma yetkisinin verilmesini, gerek usul gerek içeriği itibariyle doğru bulmamaktadır. Benzeri düzenleme, 2009 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan bir kanun tasarısı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmiş, görüşülerek kabul edilen tasarı, Sayın 11. Cumhurbaşkanımız tarafından, başta Konfederasyonumuz olmak üzere işçi kesiminin haklı tepkileri dikkate alınarak, onaylanmamıştır.”
TBMM’de görüşülmekte olan ve “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik” yapılmasına dair Kanun Tasarısında da, özellikle yeraltı maden işyerlerindeki çalışma şartları ve süreleriyle ilgili bazı olumlu değişiklikler yapıldığını ifade eden Türk-İş
4. Bölge temsilcisi Edip Gülnar,“Ancak, esas itibariyle iş kazalarının önlenmesine yönelik tedbirleri kapsaması gereken düzenlemelerde, işçi kesiminin ikazına rağmen, koruyucu malzemesini kullanmayan işçinin tazminatsız olarak iş sözleşmesinin feshedilmesine imkan verilmektedir. Aynı şekilde, örgütlenmenin mümkün olamayacağı, işçinin korumasız kalacağı a-tipik çalışma kapsamında olan uzaktan çalışmanın kabul edilmesi ile sanayiden sayılan işler hariç diğer işlerde günlük gece çalışma süresinde 7,5 saatlik sınırın kaldırılması da, tarafımızdan, esnek istihdamı amaçlayan kabul edilemez düzenlemeler olarak görülmektedir.
Ayrıca Soma’da meydana gelen iş kazası sonucu kapatılan maden ocaklarında şehit olan ve işten çıkarılan yaklaşık 2.850 işçinin, başta kıdem tazminatı olmak üzere tüm yasal hakları bir an önce ödenmelidir” diye konuştu.
Dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler, uygulanan ekonomik ve sosyal politikalar, başta ücretli çalışanlar olmak üzere dar ve sabit gelirli tüm kesimleri olumsuz etkilidiğiri belirten Edip Gülnar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“ 2015 yılında geçerli olmak üzere işçi kesiminin muhalefeti ve fakat işveren-hükümet temsilcileri tarafından belirlenen asgari ücret yetersizdir. Emekli maaşlarına enflasyon oranında zam yapılması farklı gelir düzeylerinde var olan eşitsizliği artırmıştır. Özellikle kıdem tazminatı ve özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması konularında dikkat çekmek ve kazanılmış hakların korunmasında ve geliştirilmesinde kararlığımızı göstermek amacıyla, öncelikle 6 bölge merkezinde kitlesel basın toplantısı yapılmasını kararlaştırmıştır. Bunun yanı sıra muvazaalı olarak taşeron işçisi adı altında çalıştırılan karayolu işçilerinin, kesinleşmiş yargı kararına rağmen kadroya alınmamaları nedeniyle verdikleri mücadeleyi, Ağaç-İş Sendikasının örgütlü olduğu, Kastamonu’da faaliyet gösteren Kronospan Grup SFC Entegre Orman Ürünleri San.A.Ş.’nin 230 işçiyle sürdürdüğü grev ile işçilerimiz tarafından yurdun çeşitli bölgelerinde hak ve özgürlükleri için sürdürülen haklı ve meşru mücadeleleri destekliyoruz.”

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN