Ankara Escortları

DOLAR32,2159% 0.09
EURO35,0494% 0.54
STERLIN41,1488% 0.47
FRANG35,2874% 0.44
ALTIN2.452,68% -0,37
BITCOIN69.882,03-0.14

GÜNÜN KİTAPLARI-ÖZKAN SAÇKAN YAZDI

Yayınlanma Tarihi :
GÜNÜN KİTAPLARI-ÖZKAN SAÇKAN YAZDI

Kitapçıların raflarında yer alan 
6 kitabı sizler için yorumladım

 

İşte o kitaplar; 

 

//

 

ALMANCA DERSİ:  “Son yıllarda Almanya’da yayımlanmış en derinlikli hayal gücüne sahip, düşündürücü romanlardan biri.” Library Journal.

LAZARUS-Tanrı Oyuncağı:  Yazar kitabında, üstün insan, özgürlükten kaçış, temel bağlara dönüş, kolektif bilinçdışı, fırlatılmışlık gibi güçlü felsefi temalar üzerinden, insan ruhunun labirentlerine odaklanıyor. Erich Fromm, Schopenhauer, Freud, Lacan ve Jung’un düşsel gölgelerinin eşlik ettiği Lazarus, sizi arafta kalanların dünyasına götürüyor.  

11. PERON:  İşçilerin çalışma koşulları; ailelerin uğradığı zorbalıklar; bir erkek, bir kadın ve bir çocuk olarak yaşadıkları; öteki olmanın Almancası. Göç hikâyesi anlatılırken, orada büyük sıkıntılara maruz kalan, kimi zaman evi yakılan, kimi zaman baskılara dayanamayıp intihar eden işçilerin aziz hatırasına bir vefa: 11. Peron.  

AFORİZMALAR:  Oyunlarında baskın ve yaygın anlayışları iğneleyip eleştirmekten çekinmeyen yazarın yapıtlarının imbiğinden süzülmüş başına buyruk sözler, okurlarını her zaman şaşırtmış, düşündürmüş ve eğlendirmiştir.

PERVİZ:  Osmanlı Devleti’nin son evresinde yazılmış olan bu eser, modern Türk edebiyatının kronolojisini yeniden yapılandıracak cinste bir niteliğe sahip.

SABIRSIZ YÜREK:  Hofmiller içine düştüğü vicdan azabıyla Edith’i sık sık ziyaret etmeye başlar. Ziyaretler çoğaldıkça kız teğmene âşık olur. Her ne kadar Edith’e duygusal bir yakınlık hissetmese de, içine düştüğü girdabın etkisiyle kızla nişanlanmayı kabul eden Hofmiller, yakın çevresine tam aksini söyler.  

 

//

 

Yayımlanmış en düşündürücü roman

 

 

SİEGFRİED Lenz’den ALMANCA DERSİ. Suçlu gençlerin ıslah edildiği bir adada yaşayan Siggi Jepsen’e, Almanca dersinde görev tutkusu konulu bir kompozisyon ödevi verilir ama Jepsen defterini boş teslim edince cezalandırılır. Ancak Siggi’nin başarısızlığının nedeni, bu konuda anlatacak hiçbir şeyinin olmaması değil, tam tersine çok şeyinin olmasıdır. Bu ödevle birlikte anıları su yüzüne çıkan Jepsen, Nazi Almanya’sında geçen çocukluğunu anlatır. Kasaba polisi olan babası, Nazilerin yozlaşmış sanat dediği dışavurumcu resimler yapan ressam Max Ludwig Nansen’i resim yapmaktan men etmek ve yasaya uyup uymadığını denetlemekle görevlendirilir. Polis memuru yüksek görev bilinciyle, kendisine verilen emri ne pahasına olursa olsun yerine getirecektir, öyle ki görev tutkusu savaşın bitmesiyle bile son bulmayacaktır.   512 SAYFA.
(CAN YAYINLARI)

 

//

 

Yazar insan ruhunun labirentlerine odaklanıyor 

 

 

FIRAT Devecioğlu’ndan LAZARUS-Tanrı Oyuncağı. “Usulüne göre gömülmeyen her şey sonradan hortlar” -Lacan. Bir hastanenin nöroloji bölümünde bilincini kaybetmiş hastalar arasında yaşayan, onlarla iletişim kuran, onları öldüren, sürekli hasta değiştiren bir refakatçi kapınızı çalıyor. İçinde cinayetin, merhametin, sevginin, korkunun olduğu soluksuz bir yolculuk başlıyor. Sıradanlıkla kahramanlık arasındaki silik çizgide yaşanacak bir yeniden doğuşa şahitlik etmek ister misiniz? 64 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI) 

 

//

 

Köklü bir değişimin ilk adımları

 

 

GÖKHAN Duman’dan 11.PERON. Sirkeci’den kalkan bir trene bindiler ve son istasyon Münih’teki 11. Peron’da bir yanı memleket bir yanı gurbet olan bir hikâye başladı. 1961’de Almanya’nın Türkiye’den işçi kabul etmeye başlamasının ardından umut yüklü tahta bavullarıyla Anadolu’dan yola çıkan işçilerin hikâyesi bu. Bir yanda memleket türküleri çalarken, bir yanda işçi tulumu boy gösterdi. Gidenler, memleketten gelecek bir selamı, kalanlar onların dönmesini bekledi. Köklü bir değişimin ilk adımları atılırken kendilerine yeni bir dünya kurmayı düşleyen bu işçiler omuzlarındaki yükü taşıyabildi mi? 256 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

 

//

 

Baskın ve yaygın anlayışlar

 

 

BERNARD Shaw’dan AFORİZMALAR. 1925’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen İrlandalı yazar, düşünsel içeriği her zaman öne çıkan güldürüleriyle yaşadığı toplumun alışkanlıklarına ve ahlak anlayışına yergi okları göndermiş; sanat, siyaset, felsefe ve ekonomi gibi çok farklı alanlardaki gözü pek eleştirileriyle döneminin düşüncesinin biçimlendirilmesinde etkili olmuştur. 104 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI) 

 

//

 

İktidar mefhumunu fantastik eksenle ele alınmış

 

 

CELAL Nuri İleri’den PERVİZ. Kayıp Kitaplar Kütüphanesi’nde bu kez Türk edebiyatında fantastiğin izlerini sürüldü. Yazarın 1916’da kaleme aldığı kitap, modernleşme sürecindeki edebiyatımızda o zamana kadar kullanılmamış olan temaların ilk kez kullanılmasıyla dikkat çekiyor.  İktidar mefhumunu fantastik eksenle ele alan kitapta edebiyatımızın önemli bir boşluğu doluyor. 72 SAYFA.
(KARAKARGA YAYINLARI) 

 

//

 

Büyük bir trajediye varacak yolun taşları döşenir

 

 

STEFAN Zweig’ten SABIRSIZ YÜREK. Yazarın tamamlanmış tek romanı. Yeni bir savaşın başlamasına kısa bir süre kala, Avusturya ve Macaristan sınır bölgesinde bir garnizon kasabası. Genç Teğmen Hofmiller, zengin Macar Lajos von Kekesfalva’nın şatosundaki davette tanıştığı Kekesfalva’nın yeğeni İlona ile dans ettikten sonra, kızı Edith’i de dansa kaldırmak ister. O anda yapmış olduğu “gaf” kaderlerini belirleyecektir. Çünkü Edith felçlidir ve tekerlekli sandalyeye mahkûmdur.   Büyük bir trajediye varacak yolun taşları böylece döşenmeye başlayacaktır.  384 SAYFA. 
(KIRMIZI KEDİ YAYINLARI) 

YORUM YAP