Gündem Adana

YETER ARTIK!

YETER ARTIK!
Ömer ÜNEY( omer@gundemadana.com )
03 Mayıs 2014 - 14:41

Sadece Adana değil, Türkiye ve hatta dünya kamuoyunun vicdanını, kimliğini, benliğini yaraladı küçük Gizem’e yapılanlar. Öyle vahşi, öyle cani ruhlu biriydi ki cinayet zanlısı, ifadelerinden de anlaşılacağı üzere acıma duygusunu çoktan kaybetmiş birine benziyordu. Yürek yaktı, olan bitenler… Herkesi derinden sarsıp insanlığından utandırdı.
Minik Gizem’e ağlıyorken, Adana’da haber ajanslarından küçük kızlarla ilgili, “İnternetteki sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta farklı isim ve fotoğrafla hesap açıp, 14 yaşındaki kız çocuğunu çıplak fotoğraflarıyla tehdit ederek cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan bir kişi 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı” haberi geçildi. Aynı sanığın, küçük kızlara cinsel istismar suçundan 7 ayrı davasının daha sürdüğü de belirtiliyordu haberde. Aynı günlerde, yetiştirme yurdundan kaçan 13 yaşındaki bir kıza, cinsel istismar suçundan yargılanan bir şüpheliye de ceza verildiği yansıdı bültenlere.

Bu sırada, Adalet Bakanlığı Strateji Daire Başkanlığı’nca yürütülen ‘Kitlesel Medya ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesi Projesi’ kapsamında Türkiye’de ilk olarak Adana Adliyesi’nde Medya İletişim Bürosu kurulduğuna ilişkin bir haber yayınlandı. Adliyesi ile ünlü bir kentte, böylesi bir ofisin açılması önemliydi elbette. Bunu konuşurken, 30 yaşındaki Şerife Keleş’in, boşanmak istediği eşi Hakan Keleş’ten korunmak amacıyla aldığı panik butonunun süresini uzatmak için geldiği adliyede eşinin yumruklu saldırısına uğradığını öğrendik.

Bu ve benzeri çok sayıda olaya, bu kentin sokaklarında dolaşan, apartmanında, işyerinde bulunan herkes tanık olmuştur veya en azından duymuştur. Sıcağından, kebabından, havasından, suyundan, kozmopolit yapısından veya başka bir nedenle, bu topraklarda hoşgörü kadar şiddet de hakim. Gidin Ağır Ceza Mahkemeleri’ne bakın, iddia ediyorum ki; görülen davaların önemli bir bölümü kız veya erkek çocuğu farketmez cinsel taciz konusuyla ilgilidir.

Tablo bu kadar ortadayken, durum bu kadar vahimken, kimse, ‘Bu işte benim sorumluluğum yoktur’ diyemez. Herkesin görevi ve ihmali vardır. Başta bu kenti ve devleti yönetenler olmak üzere, bu soruna karşı çözümün yolu bellidir. Sosyal, ekonomik, siyasal her türlü önlemi almak için birlikte düşünmeye, birlikte adım atmaya gereksinim vardır. Görev hepimizin ise eğer, haydi elimizi taşın altına koyalım.
Yeter ki, anaların yüreği artık yanmasın!
İyi haftalar olsun.

SATIR ARASI – M.ÖMER ÜNEY
omeruney01@gmail.com