Escort Adana

casino siteleri slot siteleri
bahis siteleri canlı bahis siteleri
hava 14° Çoğunlukla Bulutlu
DOLAR 18,6329 % % -0.02
EURO 19,4941 % % 0.43
GRAM ALTIN 1.052,98 % % 0,11
ÇEYREK A. 1.721,62 % % 0,11
BITCOIN 309.242 % -1.863
SON DAKİKA

SAĞLIK SİSTEMİ ÇOK RAHAT DÜZELTİLEBİLİR – DR. S. HALUK UYGUR YAZDI

Son Güncelleme :

25 Eylül 2022 - 10:55

/ 32 views kez okundu.
SAĞLIK SİSTEMİ ÇOK RAHAT DÜZELTİLEBİLİR – DR. S. HALUK UYGUR YAZDI

SAĞLIK SİSTEMİ ÇOK RAHAT DÜZELTİLEBİLİR, SADECE KARAR VERMELİYİZ;
ARACILARIN MI YANINDAYIZ, HALKIN MI?

  • Dr. S. HALUK UYGUR

20 yıl önce sağlık sisteminde yapılan değişiklikler sonucu; sağlığa 20 kat daha fazla para harcamamıza, 20 yıl önceye göre 20 kat daha fazla profesör, hekim yetiştirmemize rağmen sorunlar artarak devam ediyor. Üstelik bu sorunların hekimlerin üzerine yıkılması nedeniyle daha önce olmayan “sağlıkta şiddet” konulu yeni bir sorunumuz ortaya çıktı.

Bence bugün harcanandan çok daha az para harcayarak, çok daha iyi bir sağlık sistemi sağlanabilir.

Konuyu açmadan önce bazı kısa bilgilendirmeler yapmalıyım;

Birincisi; diğer alanların tersine tıp alanında Türkiye’de verilen eğitim dünya standartlarının altında değil. Yani eğitimli, becerikli ve cesur bir sağlık personelimiz var.

İkincisi; günümüzde görünen hastalıkların en az yüzde 80’i bademcik, grip, alerji, basit travmalar vb. gibi her doktorun tedavi edebileceği kolay hastalıklar.

Üçüncüsü; bir hastanın hastanede tedavi edilmesinin maliyeti, aile hekimliği merkezinde tedavi edilmesi maliyetinin 4 katı… Aynı şekilde bir hastanın tıp fakültesi hastanelerinde tedavi edilmesinin maliyeti, aile hekimliği merkezlerinde tedavi edilmesi maliyetinin 8 katı.

Ama gelin görün ki; hastalıkların yüzde 80’ini aile hekimleri rahatlıkla tedavi edebilecekken yaklaşık 30 bin aile hekimi reçete tekrar etmekle ile oyalanıyor, hasta basit bir kulak ağrısı için hastanelerden randevu almaya çalışıyor, hastaneler girilemez hale gelmiş. Cildindeki kızarıklık için profesöre gidenler var!

O cilt kızarıklığı için bu ülke 1 birim para harcayacakken, 8 birim harcıyor. Üstelik hasta kapısının önündeki hekime gitmeyip, ulaşması zor yerlerde ulaşımı biraz daha sıkıntıya sokuyor.

Hastalıkların yüzde 80’ini tedavi edebilecek hekim mahallede beklerken, hastaların yüzde 80’i hastane kuyruklarında perişan oluyor.

Bu paradoksun çözümü zor mu? Hayır çok kolay!

Acil vakalar dışında hastaların aile hekimine gitmeden (aile hekiminin sevki olmadan) hastanelerin hasta kabul etmemesi kararını getirirsen çok daha ucuza, çok daha iyi ve hızlı sağlık hizmetini alabilirsin.

Hasta yanı başındaki doktora muayene olur, eğer aile hekimi hastalığı için uzman hekime ihtiyaç duyarsa, randevuyu hastaya bırakmaz, uzmandan bizzat kendi randevu alır. Randevuyu alırken de hastası hakkında bilgileri, kendi düşündüklerini aktararak gereksiz tetkiklerin tekrar yapılmasını da önler.

Bu arada isteyen kişiler, bu zincire uymadan muayene olabilir ama bunlar sağlıkları için harcanan parayı halkın sırtından değil, kendi kesesinden (veya özel sağlık sigortasından) ödemelidir.

NE ENGELLİYOR?

Böyle bir sistemin kurulmasının karşısındaki en önemli engel ise; şimdiki sistemden beslenen (tıp dışı zenginlerin kontrolündeki) özel hastane sistemi, ilaç ve tıbbı malzeme piyasasıdır.

Ama unutulmamalı ki onların beslendiği kaynak, halkın ve sağlık çalışanın cebinden çıkmaktadır.

Bir doktor olarak itiraf etmeliyim ki, tıbbi malzemeleri ülkemizde prim sistemi ile kullanan kurumlar, hekimler bulunmaktadır. Esnaf sistemiyle çalışan hastanelerin sayısı az değildir; “Bana ne kadar kazandırıyorsan, o kadar maaş alırsın!”

Hatta bazılarının profesörlük unvanları bile usulüne uydurularak verilmiş ticari nesneler haline gelmiştir. Muayene ücretinin bile 1000 liranın üzerine çıktığı, bir ameliyat için yüzbinlerin harcandığı bir ticaretten bahsediyorum. Profesöre gitmek istiyorsan iki misli ödemelisin!

Bu etik olumsuzlukların önüne geçecek güç ise; yetkiyle donatılmış tabip odalarının onur kurullarıdır. Eğer hekim tıp ahlakının dışında bir yola başvurursa tabip odalarının onur kurulları güçlendirilmiş bir yetkiyle devreye girip, hekimi uyarabilir, ceza verebilir. Hatta tabip odalarının bu yetkisi kurumları uyarmaya kadar yükseltilebilir.

Ancak böyle bir sağlık zinciri oluşturabilir ve birinci basamak dediğimiz aile hekimliği sistemini güçlendirebilirsek sekiz kat daha ucuza, çok daha iyi bir sağlık sistemi kurabiliriz. Aracıların kazandığının sadece bir kısmını sağlığa, sağlık çalışanlarına ve sağlık eğitimine harcayarak da bu sistemi dünya çapına taşıyabiliriz.

Sağlıkta şiddetin tek nedeni bu yazdıklarım değildir ama doğru bir sağlık sisteminin bu şiddeti azaltacağı da bir gerçektir.

İnanın bu söylediklerimi yapmak çok kolay, sadece karar vermek lazım;
Aracıların mı yanındayız, halkın mı?

YORUM ALANI

Mehmet gazi kobaner 28 Eylül 2022 / 13:55 Cevapla

Katılmamak elde değil firmalar ürettikleri ani pahalı ürünlere pazar aramaktalar sağlık kurumlarında bu firmalara ait temsilciler görev yapmakta…

Kudret Sönmez 28 Eylül 2022 / 14:17 Cevapla

Çözümü gayet net açıklamışsınız. Sorun zaten belli. Bir de hayatın her alanı zincirler halinde kirli. Harekete geçmek ve devasa adımlar atmak lazım temizlik için. Daha fazla bekleyemeyiz… Kaleminize sağlık.

İdris Emir 28 Eylül 2022 / 15:07 Cevapla

Sağlık sistemine yapılan operasyonel manüplasyonlar işin başından beri halkın sağlık sorunlarını giderici bir amaç gütmediği her adım ve hareketle ortaya çıkmıştır. Algı yönetimi ile popülist bir beklenti güttüğü ve seçimleri kazanmada kısmen başarılı olduğu, tünelin sonuna gelindiğinde tüm açıklığı ile görünmüş oldu. Malesef tüm yapılanlar tekelci sermayeye pazar oluşturmak hesabıyla yapılmıştır. Şu anda dahi yapılanlar halkın sağlığı için değil sermayenin dizginleri iyice elinde tutması için planlı programlı değişken geçici popülist yaklaşımlardır.
Çözüm halk sağlığı ocaklarının aile hekimleriyle yapılandırılıp güçlendirilmesiyle olmalıdır. Sermaye ve sağlık üzerinden israfın kaldırılması şarttır.

İ emir 28 Eylül 2022 / 15:21 Cevapla

Gerçekçi bir yaklaşım. Türkiye’de köklü ve halk sağlığını önceleyen bir sistemi öngörüyor. Tebrik ediyorum

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.