Ankara Escortları

DOLAR32,2042% 0.07
EURO35,0412% 0.13
STERLIN40,9907% 0.14
FRANG35,4255% 0.22
ALTIN2.504,08% -0,25
BITCOIN70.990,006.088

İŞİMİZ ZOR-Ömer Üney yazdı

Yayınlanma Tarihi :
İŞİMİZ ZOR-Ömer Üney yazdı

omerSATIR ARASI
M.ÖMER ÜNEY – omeruney01@gmail.com

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, düşürülen Rus uçağı yüzünden yaşanan krizin iki ülke çiftçisine fatura edilmesinden yakınıyor. Rusya’nın krizi çiftçinin üzerine faturaya dönüştürmesine oldukça şaşıran Bakan Çelik, Adana’daki konuşmasına devam ediyor.
Diyor ki: “Meselenin uçak olayı çerçevesinde değerlendirilmesini arzu ettik. Ama sözüm ona büyük devlet olduğunu iddia eden Rusya’nın konuyu nereye taşıdığını ibretle izliyoruz. Konunun çiftçi, narenciye, domatesle, buğdayla ne alakası var?”
Faruk Çelik, konuşmasında Rusya’ya yapılan 750 milyon dolarlık toplam ihracata karşılık Rusya’dan ithal edilen ürünlerin toplamının 3 milyar dolar olduğuna işaret ediyor. Adana’da milletvekilleri, belediye başkanları, üniversite temsilcileri, bakanlık merkez birimleri ve ilgili kuruluşlar, bölge müdürleri, bakanlığa bağlı kuruluşların müdürleri ve çiftçilerin katılımıyla düzenlenen Akdeniz Bölgesel Ortak Akıl Toplantısı, kentimiz adına önemliydi. Toplantı, Bakan Çelik’in konuşmasından sonra basına kapalı devam etti. Toplantının Adana’da gerçekleşmesini önemsiyoruz ancak ikinci bölümünde neler geliştiğini bilemiyoruz. Sektör paydaşlarının karşılıklı görüş alışverişiyle devam eden ikinci bölüm, sonuç bildirgesiyle kamuoyuna yansıtılmalı.
İkinci bölümü bilemediğimiz için değerlendirmemizi de Bakan Çelik’in konuşmasıyla sınırlı tutmak zorundayız. Sayın Çelik’in işaret ettiği gibi Rusya krizi Türk çiftçisine, Çukurovalı narenciye üreticisine ciddi manada sorun teşkil etti. Bu yıl ürünlerin çoğunluğu uçak düşürülmeden önceki anlaşmalar gereği Rusya’ya gitse de asıl sıkıntı önümüzdeki sezonda başlayacak. Çiftçi şimdi kara kara Rusya krizinin asıl etkilerini düşünmeye başladı.
Olayın bu noktalara gelmesini kimse arzu etmezdi ancak ilk başlarda yaşanan karşılıklı restleşmeyi de unutmamak gerek…
Bu saatten sonra ah-vah etmenin anlamı yok.
Kriz başlangıcından bu yana stres yaşayan çiftçi için, ihracatçı için ne gibi rahatlatıcı önlemler alındı?
Önümüzdeki sezon ürünün tarlada kalmaması için yeni pazarlar bulunabildi mi?
Üst düzey yetkililerimiz “Rusya’ya ihtiyacımız yok” derken B planları var mıydı?
Anlayacağınız aklımızda deli sorular var.
Bakanın Rusya’ya iyi niyetli çağrısının Toroslar’ı aşamayacağı aşikar!
Rusya’dan 750 milyon dolar alıp 3 milyar dolar veriyorsak bizden çok onların şapkasını önüne koyması gerekir. Şayet biz güçlü ve büyük bir devletsek olay tam da bu noktada gelişmeli.
Elbette; oturduğumuz yerden komşu ülkeler başta olmak üzere dünyanın taaa öteki ucundaki milletleri de karşımıza alarak bir yere varamayacağımız anlaşılmıştır. Sayın Bakan’ın Adana’da dile getirdiği ‘Umarım Rusya ile ilişkilerimiz düzelir’ düşüncesine katılmamak doğru olmaz.
Rusya ile diyaloğun ve ticari alışverişin devam etmesini en fazla isteyen bir bölgenin insanlarıyız. Zira; Türkiye narenciye üretiminin yüzde 25’ine yakını bizim bölgemizden karşılanıyor. Ülkede 4 milyon ton narenciye üretiliyor ve 2 milyon tonu ihraç ediliyor. Narenciye ihracatımız 1 milyar dolara yaklaşmış.
2016 sonu ve 2017 başlangıcında gerçekleşecek ihracat rakamlarıyla bugünkü rakamlar ne gibi farklılıklar gösterecek?
Şayet o günlere kadar kalıcı ve sürdürülebilir alternatifler geliştirilemezse çiftçi bahçesindeki ağaçları sökebilir…
Bakalım, neler göreceğiz…
Gerçek şu ki; işimiz zor mu zor!

YORUM YAP