Gündem Adana

DEPREM, PANDEMİ, PLANLAMA…- Şehir Plancısı Ulaş Çetinkaya yazdı

DEPREM, PANDEMİ, PLANLAMA…- Şehir Plancısı Ulaş Çetinkaya yazdı
638 views
02 Kasım 2020 - 11:17

İzmir de yaşanan deprem ile ilgili kentlerimiz kırsalımız tarım ve en önemlisi insanlarımız ile ilgili kapsamlı görüş hazırlayacağımı sosyal medya hesabımdan paylaşacağımı duyurmuştum.

Depremde ve Covit-19 dan hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı yaralılara şifalar dileklerimi iletiyorum.

Öncelikle baştan başlayayım

Ayağımızı bastığımız yerin derinlerinde magma var. Bu magma sıvıya yakın bir madde. Haliyle anakara bunun üzerinde yüzüyor fakat anakara dediğimiz şey tek bir parça değil. Futbol topu gibi pek çok levhadan oluşuyor. Bunlardan bir tanesi de anadolu levhası. Bu levlar uzaydan bakıldığında birbiryle birleşik gibi görünse de birleşik değil. Milyonlarca yıl önce tek parçaymış ama parçalana parçalanabugünki haline gelmiş. Arabistan levhası, afrika levhası, anadolu levhası, avrasya levhası bunlar birbirinden ayrı ve bağımsız kara parçalarıdır. Birbirine temas eden bu levlar arasındaki sınır niteliği taşıyan derin yarıklara (kırıklara) fay hattı denir. Dünyanın çekirdeğinin manyetik alan üretmesi neticesinde bu levhalar birbirini bir mıknatıs gibi iter. Bizim Anadolu levhamızı da alttan Arabistan levhası ve Afrika levhası itiyor.

bu resme bakarsanız türkiye’nin fay hatlarını görebilirsiniz

Resimde North AnatolianFaultdediği kuzey anadolu fay hattıdır. O hattın üst kısmı Avrasya levhası, alt kısmı da Anadolu levhasıdır. Üst kısım sabittir, hareket edemez. Haliyle bizim Anadolu levhası büyük stres altında kalarak batıya doğru hareket eder. Bu hareket senede 3 ila 5 cm arasındadır. Ayrıca bu durum da ülkemizdeki sıra dağları her yıl birkaç cm. Yükseltmekte dağlardan batı kıyılarına doğru enerji boşalmaktadır. Ayrıca bu toprak hareketleri ülkemiz haritasına batkımız zaman görülecektir. Anamur ve İskenderun ilçelerimiz de denize doğru kaymalar görülmektedir.

Bazen fay hattında takılmalar olur ve itildiği için hareket etmesi gereken levha hareket edemez. Basınç iyice artar ve bir anda aniden fayın birbirine takılan yüzeyi kırılıp fay bir anda 2-5 metre ileri atar kendini. Yani levya 100 senede yavaş yavaş gitmesi gereken 2 metrelik yolu 30 saniyede alır ve bu da büyük sarsıntılara yol açar. İşte 17 ağustos gecesi tam olarak olan budur. Atım 4-5 metre olmuştur ve süreç 45 saniyedir. Bir ağacın dalı üzerine kar birikir birikir ve aniden çatırt diye kırılır ve ağacı çok pis sallar. Deprem de bunun aynısıdır.

İzmir ve çevre illeri etkileyen deprem deniz de oldu denilebilir. Levha sistemi suların altında da devam etiğinden aynı yeryüzü hareketleri devam etmektedir.

Ülkemizin alansal olarak ve nüfus olarak tamamı depremden etkileneceğini her yurttaşımız öğrenmiş durumdadır. Hem de tecrübe ederek öğrenmiş çok sayıda can ve mal kaybı vermiştir.

Hep söylenir deprem öldürmez bina öldür.

Günümüzde Covit-19 salgın hastalığı da hiçbir ülke ve şehir tanımadan ölümler getirmektedir.

Birleşmiş Milletler Habitat araştırmasına göre 210 ülkede 1430 Şehir salgın hastalıktan etkilendiği belirtmiştir. Hastalığın %95 den fazlasının kentlerde görüldüğünü ve 1 Milyardan fazla insan yasal olmayan yoğun yapılarda yaşadığı ve 2.4 Milyar insanın ise temiz suya ve hijen koşullarına erişemediğini belirtmiştir.

Bizim ülkemizde ise Türkiye’yi depreme karşı hazırladıklarını söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ”Ülkemizde 6,7 milyon yapı stokunun sağlıksız olduğunu söylüyor. Bu yapıların her birini birer konut olarak düşünürsek ve aile büyüklüğünü 3 kişi olarak hesapladığımızda yaklaşık 20 Milyon yurttaşımız bu sağlıksız yapıların kendisine mezar olmasını bekliyor.

Fiziksel olarak bu durumun yanı sıra metropol illerimiz de salgın hastalık da sürekli artış göstermektedir.

Deprem ve Salgın Hastalıklar yeşil ve sağlıklı şehirlerin oluşması için yeni bir Planlama yapılması için fırsat yaratmaktadır.

Bunun için;

  • Şehir planlama ilkelerini yeniden düşünmek,
  • Kentlerin kırılganlığını, eşitsizlikleri ve yetersizlikleri gidermek,
  • Kapsayıcı, kendine yeterli, yeşil ve dayanıklı şehirler kurulması

Gelecekte sorun yaşamamak için bugünden;

  • Yerel yönetişim mekanizmalarını yeniden düzenlemek,
  • Şehirlerdeki yoksulluğun ve eşitsizliklerin azaltılmasını sağlamak,
  • Kent morfolojisi, yoğunluk ve kompakt gelişme ilkelerini yeniden değerlendirmek,
  • Mevcut kent ekonomisi iş modelinin başarılarını arttırmak amacıyla olası riskleri azaltmak.

Çalışmaları yapılmalıdır.

Bu hedefleri kent ölçeğinde, mahalle ölçeğinde ve bina ölçeğinde yapılması gereken hususlar bulunmaktadır.

Kent Ölçeğinde; Sağlam zeminlerde depremlerden en az etkilenecek yapılaşma alanları sağlanmalıdır. Binalar yıkılırsa birbirni etkilemeyecek parsel büyüklükleri ve yapı yaklaşma mesafeleri belirlenmelidir. Ulaşım sistemi de ise yapıların yıkımı olursa yolları kapanmayacak genişlikte olmalıdır. Salgın hasatalıklardan etkilenmmesi için Toplumun için güvenli, ucuz toplu ulaşım sağlanmalı, su, arıtma, atıkların uzaklaşıtırlması sağlanmalıdır. Ayrıca yeteri kadar açık ve yeşil alan oluşturulmalıdır. Akıllı şehir uygulamalarına geçilmelidir.

Mahalle Ölçeğinde ise bir çok ülkede gündemde olan 15-20 Dk yürüme mesafesinde ihtiyaçların karşılandığı kendi kendine yeten mahaller oluşturulmalıdır. Kamusal mekanların sokakların sosyal mesafeye uygun olarak yeniden tasarlanmalıdır. Kent bahçeleri yeşil alanlar oluşturulmalı. Deprem anında bu alanlar toplanma alanları olarak kullanılmalıdır.

Bina Ölçeğinde ise konut ve diğer kullanım alanları için alan büyüklükleri, her kattaki daire sayısı gibi standartlar belirlenmelidir. Bilişim teknolojilerine erişim sağlayan ve akıllı binalara geçilmelidir. Enerji verimliliği için yeşil binalar oluşturulmalıdır. Tüm yapılar deprem standartlarına göre inşa edilmelidir.

Kırsal alanlarda ise yapılar çok eski ve düşük kalite de inşaa edilmiş yapılar hızlıca yenilenmelidir.

Tüm dünyada ve ülkemizde sahil şehirlerine doğru göç olduğu gözlenmektedir. Nüfusu artan şehirlerimiz başta olmak üzere depreme dayanıklı Sağlıklı kentler oluşması için yerel yönetimlerin sorumluluklarını artırmaktadır. Yerel yönetimlere güçlendirmek yerine tam tersi merkezileşme olan ülkemiz de öncelikle bu durumun değişikliği ile süreç başlamalıdır.

Bu süreci çalışmaları ile dikkat çeken Milletvekili ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Müzeyyen Şevkin 2 KANUN TEKLİFİ, 10 SORU ÖNERGESİ ve 4 ARAŞTIRMA ÖNERGESİ ile başlatmıştır. Sayın Milletvekili Depreme dair ne varsa, alınması gereken önlemleri, fay hatları üzerindeki yapılaşmanın durdurulması için meclise Fay Yasası sunmuştur.

Ne yazık ki bu konu siyasi malzeme yapılarak gündeme alınmamış ve depremler de birçok yurttaşımız hayatını kaybetmiştir.

Salgın hastalıklardan da en az insanların etkilenmesi için Fay Yasasına ek olarak yukarıda saydığım dayanıklı, sağlıklı eşitlikçi yeni şehirler ve bunları gerçekleştirecek yerel yönetimlerin güçlenmesi için yasa teklifini güncellemeli ve yasa çıkarılmalıdır.

taraftarium24

mersin escortmersin escort
tipobet
kayseri escort bayankayseri escortgaziantep escort bayanescort gaziantepkayseri escortkayseri escortbakırköy escortpendik rus escortavcılar escort