
Merhaba değerli okuyanlar; bugün sizlere Adanamızın Aladağ ilçesindeki sorunların sadece birisinden bahsedeceğiz.
Aladağ doğal güzellikleri ile bilinen güzel Adanamızın şirin bir ilçesi ancak ne yazık ki Aladağımızın adı gündemde hiç şirince olaylarla anılmıyor.
Bugünlerde Aladağ’da yaşanan sorunlardan biriside vatandaşların 70-80 yıldır kiralayıp kullandıkları niteliği tarla-tarım vasfındaki hazine arazileri. TOKİ toplam 14 bin nüfüslu Adana Aladağ İlçesinde ne gibi proje yapacak bu ise henüz merak konusu. Özellikle bu arazilerin hazineden bedelsiz ve tarla vasfındaki araziler olmasıda ayrı bir merak konusu, içerisinde evleride dahil bulunan hazine kullanıcıları ise bu duruma oldukça öfkeli hazine arazileri kullanıcıları ile yapılan görüşmeler sonucu bizlere şu durumları aktardılar.
Bir hazine kullanıcısı 70 senedir araziyi kendilerinin kullandıklarını hatta ilçe Karaisalıya bağlı kasaba iken o zamanların mahalle muhtarı ve bilirkişiler ile bu araziyi satın aldıkları ancak Karaisalıya gidip gelmenin o zamanlar zor ve orada nasıl bir yol izleyeceğini bilmemelerinden kaynaklı bu muhtar senetlerini tapu’ya işletememişler ve böylece Aladağ Ilçe olduğunda bu araziler Hazineye devredilmiş ve vatandaşa kira karşılığında kullanılabilceği söylenmiş e garip köylümüz ne yapsın zaten yıllarca belini doğrultamamış ve haliyle durumu kabullenmişler.
Bir diğer arazi kullanıcısının öyküsü ise hemen hemen aynı 50-60 senedir kullandıklarını ve evlerinin bile içerisinde olduğunu memurların kira bedeli ödendikçe zamanla satışı olur sizde durumunuz müsait olunca alırsınız şeklinde beyanda bulunduğunu söyledi.
Daha birçok vatandaşın beyanıda yukarıdaki hikayelerle hemen hemen aynı.
En çokta kızdıkları yıllardır emek verdikleri arazileri bir gün satın alma hayallerinin ellerinden alınması. Yıllarca vatandaşa kiranızı ödeyin gün gelir satış olur yine siz sahibi olursunuz denilen araziler bugün vatandaşa açıklama bile yapılmadan Toki’ye sessiz sedasız devredildi.
Ve aynı zamanda bu devredilen arazilerden de şunu anlıyoruz ki ülkemiz deprem ve doğal afetlerin verdiği zararlardan hiçbir zaman akıllanmayacak olması ayrı bir üzücü durum sanırım. Çünkü bu devredilen arazilerin hepsi hem heyelan hemde taban suyu zemine çok yakın olan arazilerdir.
Bir düşünelim tüm dünya’da küresel açlık ve gıda yetersizliğinden bahsedilirken biz kendi tarım arazilerimizi neden betonarmeye gömüyoruz. Zaten beli bir türlü doğrulmayan çiftçimize birde böyle darbe vuruyoruz.
Anlaşılan doğal talan ve vatandaş alehine düzenlenen kanunların ardı arkası kesilmeyecek. Ve içerisinde 50 yıl emek veren vatandaşların emekleri yine bazı çıkar gruplarına peşkeş çekilecek.
Yeni Türkiye Yüzyılından hepinize merhaba, saygılar..
