Ankara Escortları

DOLAR32,2199% 0.12
EURO35,0222% 0.08
STERLIN40,9905% 0.14
FRANG35,4031% 0.16
ALTIN2.504,28% -0,25
BITCOIN70.953,906.06

9 YIL SONRA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK-Bekir Sıtkı Özer

Yayınlanma Tarihi :
9 YIL SONRA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK-Bekir Sıtkı Özer

YILLAR GEÇİYOR DEĞİŞEN BİRŞEY OLMUYOR..
TAM DOKUZ YIL ÖNCE ADANA HABER GAZETESİ’NDE Kİ KÖŞE YAZIM..
YOKSULLAR ÖLÜYOR…
Hepsi yoksulluk içinde büyümüşler. Ölmeden üç gün önce, simit satan kardeşinden bir çift ayakkabı istiyor. Kardeşi de ayakkabı için para biriktiriyor. Alınacak ayakkabının ederi de çok çok 30 YTL. Dağlarda ölen bu gençlerin hiçbir şeyleri olmadı. Geleceğe dair de ne umutlan vardı bilinmez. Her şeylerini kör bir kurşunla dağlarda yitirdiler. Bu ülkenin çok büyük bir kesiminin yaşadığı yoksullukla doğar doğmaz tanıştılar. Sadece bir çift ayakkabıya sahip olmak isteyen bu gençler dağlarda öldüler.
Diğer yanda ise gazetelere yansıyan haberlerden ve Tv’lerden bambaşka bir ülkeyle tanışıyoruz: “Kalabalığın yaş ortalaması 15-22 arasında değişiyor. Mio’da ritmin hızı yükseldikçe gençler de deliriyor. Hepsi istisnasız votka açtınyor, tanesi en az 395 YTL’lik. Yanında enerji içeceği oluyor mutlaka. İçki içmekle yetinmeyen de var. Nasıl mı? Bazısı Miller’lannı (bira markası) birbirlerinin kafasına boca ediyor, bazısı da lüks şampanya markalanndan biri olan Moet&Chan- don’u….
Bu şampanya banyosunu gözümle görmesem inanmazdım. Ama gördüm işte heytat… Birkaç tane genç irisi şişe şişe şampanyayla yıkandık sonra Erdal Acar jakuzisine girdi. Ve orda eğlenceye devam etti. (Onur Baştürk-Hürri- yet Gaz. Kelebek Kırmızı Hat 12.7.2006)” Tatil yörelerinde böylesine çığlınca eğlenen, su gibi para harcayan bu gençlerin, hiçbir şey üretmedikleri, para kazanacak yaşta olmadıklan, yaşlanna bakınca anlaşılıyor. Bu gençler baba parası yiyor. Böylesine çılgınca eğlenen gençlerin arasında Türk-Kürt kökenlilerin çoğunlukta olduklan bir gerçek. Peki ülkenin diğer bir bölümünde neler oluyor? Adını bile koyamadığımız çatışmalarda Doğu-Güneydoğu dağlannda, tatil yörelerinde çılgınca eğlenen gençlerin yaşıtları ölüyor.
Fakir halk çocuklan ölüyor. İster Türk, ister Kürt bu ülkenin yoksul çocuklan ölüyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor! Cenazelere sarılıp ağlayan feryat eden annelere, babalara bir bakın; bunlann arasında bankacılar yok! Bunlann arasında borsacılar yok! Bunlann arasında fabrikatörler yok! Bunlann arasında teksilciler, turizimciler, iş adamlan, büyük toprak sahipleri, bakanlar, milletvekilleri yok! Sizce bu işte bir gariplik yok mu? Tabutlara sadece yoksul anneler, babalar sa- nlıyor. Yoksul halk çocuklan ölüyor. Gazetelerin başlıklan çelişkilerimizi yansıtmaya devam ediyor: ’’Aşiret düğününde, gelin altın- lan zor taşıdı. ’’Aşiret lideri Hakkari AKP Milletvekili. Düğün üç gün sürüyor, 20 kilo altın takılıyor, 250 bin YTL değerinde jeep hediye ediliyor. Aşiret düğününün görüntüleri bütün görkemiyle görsel, yazılı basına yansıyor. Buna karşın aşiret köylerinin; çaresizliği, yoksulluğu gözden kaçmlıyor.
Diğer yanda Hakkari’de çöplüklerden yiyecek, ekmek toplayarak karın doyuruyor insanlar. Doğu-Güneydoğu sadece şiddetin kuşatması altında değil; şeyh, şıh, ağa, aşiret kuşatması içinde. Bir düğünde bu kadar para harcayan zenğin aşiretler bölğelerinde açlık, yoksulluk, işsizlik, eğitim için ne çaba harcıyor? Bölgede süren şiddeti önlemek için ne yapıyor? Bir tuhaflık yok mu bunda? Bir tarafta gözyaşı ve kan! Diğer tarafta hiç bir şeyi umursamayan bir yaşam…. Dağda ölen ağabeyi Sedat için, Ayşegül gözyaşlan içinde; “hiç kız arkadaşı olmadı, içine kapanıktı” diyerek ağlamaya devam ediyor.
Kardeşinden bir çift ayakkabı isteyen Emrah’ın baktığı güvercinler havalandıkça, ablası Zehra ağlıyor. ’’Emrah’ımın güvercinleri”.Tabutu evin önüne gelseydi, güvercin uçuracaktık, artık banş olsun, ölümler son bulsun diye. Uçuramadık.!” Dağlarda ayakkabısı, kız arkadaşı olmayan gençler ölüyor. Dağlarda sakallan yeni terleyen yağız Anadolu delikanlılan ölüyor. Dağlarda sadece yoksul Türk-Kürt çocuklan ölüyor.! İnsan olan herkesinin yüreğine ince bir sızı düşüyor.! Bu kirli oyun yıllardır devam ediyor. Ocaklar sönüyor, umutlar köreliyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor..! Ankara’da oturanlar; bol bol demeç verip, nutuk atıyor,”Şehitlerin kanı yerde kalmayacak.!”
Bir halk türküsü dilime dolanıyor: “Yemen yolu çukurdandır, Karavanam bakırdandır, Zenginimiz bedel öder, Askerimiz fakirdendir.”
bekirsitkiozer

BEKİR SITKI ÖZER
ADANA HABER GAZETESİ  – 27.TEMMUZ.2006

YORUM YAP