DOLAR46,8635% 0.02
EURO53,5847% 0.15
STERLIN62,6722% 0.12
FRANG58,1087% 0.23
ALTIN6.208,92% 0,40
BITCOIN62.887,34-0.329

6 KİTAP, 6 FARKLI YORUM- ÖZKAN SAÇKAN

Yayınlanma Tarihi :
6 KİTAP, 6 FARKLI YORUM- ÖZKAN SAÇKAN

KRONOS BİLGELİĞİ: Neyi, ne zaman ve neden yaptığını bilmek, daha fazla işi daha hızlı yapmaktan çok daha ustalık isteyen bir iş. Zamanı kazanmayı değil, onu dönüştürmeyi amaçlayanlardansanız bu kitap tam size göre!

//

KELİMELER VE RESİMLER: “Pamuk’un düzyazılarını da çok beğeniyorum. Romanlarını iyi anlamak için onun poetikasının da kesinlikle bilinmesi gerekiyor.”Umberto Eco.

//

DEMOKRATİK PARADOKS: Kitap, modern demokrasi üzerine devam eden temel tartışmalarını anlamak ve günümüz siyasal hayatının sorunlarını farklı bir perspektiften incelemek isteyen okurlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

//

YOGA: Yoga, yoga hakkında bir rehber değil; daha çok insan olmanın ağırlığına, zihnin karmaşasına ve iyileşmenin kırılgan doğasına dair dürüst bir anlatı.

//

GECENİN ÖRTÜSÜNDE GÜNEŞ LEKESİ: “Yürümeye karar veriyorum, burası oldukça büyük bir şehir.”

//

OKUMANIN TARİHİ: Okumanın toplumları dönüştüren gücünü, insan bilincinin gelişimini şekillendiren etkisini ve gelecekte bizi bekleyen olası dönüşümleri ortaya koyuyor.

İşte o kitaplar;

//

Neyi, ne zaman yaptığını bilmek, daha fazla işi hızlı yapmaktan çok daha ustalık isteyen bir iş

BORA Erkmen’den KRONOS BİLGELİĞİ- Zaman Yönetiminin Sırları. Zaman aslında kime ait?Günümüz profesyonel dünyasında pek çok insan yoğun çalışma temposunun içinde sorumluluklar alıyor, iyi niyetle çabalıyor. Yine de günün sonunda baş başa kaldığı bir soru var: “Bunca koşturmanın içinde gerçekten önemli olanlara ne kadar zaman ayırabildim?”Kitap, bu soruya hazır reçeteler sunan bir “hızlı çözüm” kitabı değil. Aksine, zamanı sadece yönetilecek bir kaynak olarak görmeyip kurulması gereken bir ilişki olarak ele alan bir davet. Bu kitapta, modern iş hayatının içinde kaybolmuş bir yolcu olan Eren ile, zamanı farklı bir bilinçle ele alan Bilge’nin hikâyesine tanıklık edeceksiniz. Onların yolculuğu boyunca; kontrol, ritim, odak, netlik, organizasyon ve sürdürülebilirlik gibi altı temel alan üzerinden zamanla kurduğumuz ilişkiyi yeniden sorgulama şansına sahip olacaksınız.Kurmaca ile kurmaca dışını birleştiren bu hikâyede bilimsel temellere dayanan yöntemler, uygulanabilir çerçeveler ve gerçek hayatla uyumlu pratiklerle karşılaşacak; bazen durup düşünecek, bazen notlar alacak, bazen de kendi alışkanlıklarınızla yüzleşeceksiniz.Neyi, ne zaman ve neden yaptığını bilmek, daha fazla işi daha hızlı yapmaktan çok daha ustalık isteyen bir iş.Zamanı kazanmayı değil, onu dönüştürmeyi amaçlayanlardansanız bu kitap tam size göre! 280 SAYFA.
(CERES YAYINLARI)

//

Yazar romanın ilk fikrini nasıl bulduğunu, müzeyi nasıl yaptığını hikâye ediyor

ORHAN Pamuk’tan KELİMELER VE RESİMLER- Seçme Hatıralar Yazılar ve Bir Hikâye. Yazar bu yeni kitabında kişisel hatıralarını ve edebiyat ve sanatının sırlarını açıklamaya ve tartışmaya devam ediyor. Pamuk, askerlik günlerini, ilk kitabını yayımlama zorluklarını bu kitap için kaleme aldığı yazılarla ilk defa anlatıyor.Masumiyet Müzesi’ne ayrılmış özel bir bölümde yazar müze ve romanın ilk fikrini nasıl bulduğunu, nasıl geliştirdiğini, müzeyi nasıl yaptığını hikâye ediyor ve bütün dünyada ilgiyle izlenen Masumiyet Müzesi dizisini kahramanlar ve oyuncular üzerinden tartışıyor.Pamuk hayatının iki büyük tutkusu yazmak ve resmetmek arasında geçen günlerini, düşüncelerini kendi özel üslubuyla anlatırken daha önceden Türkiye ve dünya dergilerine yazdığı yazılarına elinizdeki kitabın bütünlüğü için eklemeler yaptı, bazılarını yeniden kaleme aldı ve arşivinden ilk defa yayımlanan pek çok eski fotoğraf ve resimle metni zenginleştirdi.Columbia Üniversitesi’ndeki hocalığından Cannes Film Festivali’ndeki jüri üyeliğine, Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü, teyzesi Türkân Rado’dan babası Gündüz Pamuk’un Genel Müdürü olduğu Aygaz hatıralarına uzanan Kelimeler ve Resimler’de Pamuk’un arkadaşlık ettiği Ara Güler, Umberto Eco, Paul Auster ve Anselm Kiefer gibi yazar ve sanatçılar hakkında içtenlikle kaleme alınmış yazıları da var. “Pamuk’un düzyazılarını da çok beğeniyorum. Romanlarını iyi anlamak için onun poetikasının da kesinlikle bilinmesi gerekiyor.”Umberto Eco. 344 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)

//

Günümüz siyasal hayatının sorunlarını farklı bir perspektiften incelemek

CHANTAL Mouffe’den DEMOKRATİK PARADOKS.   Çağdaş siyasal düşüncenin etkili isimlerinden ve post-Marksizm/radikal demokrasi fikrinin iki kurucusundan biri olan Chantal Mouffe’un Demokratik Paradoks adlı çalışması, “Batı’da son iki yüzyılda yerleşmiş olan demokrasi türünü tanımlamanın en iyi yöntemi nedir?” sorusundan hareketle, Batı dünyasında 20. yüzyıl başlarından itibaren süregelen demokrasi tartışmalarını inceliyor. Kitap, J. Rawls, J. Habermas, C. Lefort, J. Schumpeter, L. Wittgenstein, H. Pitkin, J. Tully, C. Schmitt, R. Dworkin, J. Cohen ve S. Benhabib gibi önemli düşünürlerin demokrasi fikirlerini karşılaştırmalı bir tarzla inceleyerek kapsamlı bir tartışma haritası çıkarıyor. Bu çerçevede modern demokrasi, temsili demokrasi, parlamenter demokrasi, çoğulcu demokrasi, anayasal demokrasi, liberal demokrasi, müzakereci demokrasi ve konsensüs gibi temel kavramların dayandığı ilişkileri inceliyor. Kitabın merkezinde, demokrasinin paradoksal doğasını belirleyen “özgürlük, eşitlik, haklar” taleplerindeki anlaşmazlık nedeniyle ortaya çıkan “siyasal farklılıklar”ın korunması yer alıyor. C. Mouffe, çoğulcu demokrasinin varlığının, farklı toplumsal ve siyasal taraflar arasında devam eden gerilimlerin ortadan kaldırılmasını değil, bu gerilimlerin demokratik çerçeve içinde muhafaza edilmesine bağlı olduğunu savunuyor. Dolayısıyla demokrasiyi, taraflar arasındaki çatışmanın yokluğu üzerine değil, şiddet içermeyen ve yapıcı biçimde sürdürülen çoğulcu çatışma üzerine kurulu bir siyasal düzen olarak değerlendiriyor. Demokratik değerler temelinde karşı karşıya gelen taraflar arasındaki gerilimli ilişkinin muhafaza edilmesinin önemini vurgulayan Mouffe, demokrasinin paradoksal yapısını “agonistik çoğulculuk” (yapıcı çoğulcu çatışma) kavramı etrafında yeniden düşünmeye çağırıyor. Kitap, modern demokrasi üzerine devam eden temel tartışmalarını anlamak ve günümüz siyasal hayatının sorunlarını farklı bir perspektiften incelemek isteyen okurlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. 136 SAYFA.
(EPOS YAYINLARI)

//    

Modern hayatın gürültüsünde kaybolanlar için sessiz bir çağrı

EMMANUEL Carrère’den YOGA. Yazar kitabında hem bir pratiğin hem de bir insanın kırılganlığının, arayışının ve yeniden ayağa kalkma çabasının izini sürüyor. Meditasyon inzivasında başlayan bu yolculuk, beklenmedik bir şekilde derin bir iç hesaplaşmaya dönüşüyor. Ruhsal dinginlik arayışı ile zihinsel çöküşün eşiği arasında gidip gelen yazar, okuru kendi iç dünyasının en çıplak ve savunmasız haliyle baş başa bırakıyor. Yoga, yoga hakkında bir rehber değil; daha çok insan olmanın ağırlığına, zihnin karmaşasına ve iyileşmenin kırılgan doğasına dair dürüst bir anlatı. Yazar, kendi deneyimlerini saklamadan, süslemeden ve bazen de rahatsız edici bir açıklıkla aktarırken, okura şu soruyu fısıldıyor: Kendinle yüzleşmeye ne kadar hazırsın? Kitap, modern hayatın gürültüsünde kaybolanlar için sessiz bir çağrı. 272 SAYFA.
(CAN YAYINLARI)

//

“Yürümeye karar veriyorum, burası oldukça büyük bir şehir”

MEHMET Mahsum Oral’dan GECENİN ÖRTÜSÜNDE GÜNEŞ LEKESİ. “Yürümeye karar veriyorum, burası oldukça büyük bir şehir.”Yaz ortasında bir kasabada erken uyanılmış ve bir türlü geçmeyen bir pazar gününden birkaç misli uzun İstanbul’un gecesi.Bütün gün milyonlarca insan tarafından bu gecenin örtüsü dikiliyor. Güneşin doğduğu topraklardan gelen bir anlatıcı ise sokaklarda yürüyor, etrafına bakınıyor. Bu örtünün üzerindeki bir güneş lekesi gibi. Bu metnintürünün roman olması, roman erbabı tarafından tuhaf karşılanabilir. Vakanüvis olmakla, dili dengede tutmakla, başlangıcı belirlemekle ve sonu tayin etmekle, ezcümle bazı kaidelerle meselesi olan bir metin bu. Dolasıyla “su gibi akmıyor”, daha ziyade ham petrol kıvamında seyrediyor. Yazar, Barbarlarla Beklerken’de bir barbarın yürüyüşünü kâğıda dökmüştü. Ev Düşkünü Bazı Rüzgârlar’da evi teşrih etmişti. Kitapta ise şehre nüfuz ediyor, anlara ve soruların sığdığı boşluklara. Bu büyük şehirde dolaşırken insanlar hakkında daha fazla düşünme imkânı buluyorum. Bunun tam olarak ne işe yarayacağı hakkında bir fikrim yok. Ancak dünyaya birkaç kez üst üste gelmiş gibi davranıyorlar. Ne kadar becerikli davrandıklarına şahit oldukça hayretim artıyor. Sanki çekirdeği ilk defa burada görmemişler de buraya gelirken yol boyunca onu avuç avuç çıtlatmış gibiler. Dünyaya varır varmaz bir duvarda asılı gördükleri önlüğü sanki daha önce bizzat kendileri asmış gibiler. Alıp giyiyorlar, bu bir önlük diyorlar, şurası da bir tezgâh, bu iyi, bu da kötü, gerçek şu, bak şu doğru bir insan, şu çok güzel, bir de şunun çirkinliğine bak, bileğimi kessem partimin rengi akar, bu sene şampiyonuz… 136 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

 // 

Okumanın toplumsal yaşamımızı nasıl etkilediği ele alınıyor

STEVEN Roger Fischer’den OKUMANIN TARİHİ. Okumak, insanlığın belki de en çarpıcı ve kalıcı başarılarından biridir. Bu mucizenin kökenlerinden günümüze uzanan serüvenini gözler önüne seren kitabında Mezopotamya’nın çiviyazılarının karmaşıklığından Antik Mısır’da sesli okumaya, Roma İmparatorluğu`nda yayılan kodeks kültüründen, Rönesans’ın basılı kitap devrimine ve nihayet internet çağının ekranlarına dek, okumanın farklı biçim ve anlamları inceleniyor. Yazar, okumanın bireysel yaşamlarımızın yanı sıra toplumsal yaşamımızı nasıl etkilediğini tarihsel, kültürel ve teknolojik bağlamlarıyla ele alıyor. Okumanın toplumları dönüştüren gücünü, insan bilincinin gelişimini şekillendiren etkisini ve gelecekte bizi bekleyen olası dönüşümleri ortaya koyuyor. Okumanın Tarihi, akademik disiplinlerin sınırlarını aşan, genel okur kitlesinin de rahatlıkla okuyabileceği bir eser olarak, okumayı hayatının vazgeçilmezi sayan, tarihe ve kültüre meraklı herkesin kütüphanesinde yer alması gereken temel bir kaynak niteliğinde. 312 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

//

YORUM YAP