DOLAR47,3904% 0.01
EURO54,3086% 0.53
STERLIN63,3190% 0.48
FRANG58,1549% 0.53
ALTIN6.168,98% 0,52
BITCOIN63.587,02-0.532

3 BİN 800 HAKİM VE SAVCI MÜLAKATTA

Yayınlanma Tarihi :
3 BİN 800 HAKİM VE SAVCI MÜLAKATTA

hakimsavci (1)Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Yılmaz Akçil, yargının; devletin en asli fonksiyonu olduğunu ifade ederek, “İnsanın kalbi neyse yargı da devlet için o kadar önemli” dedi. Son 2 yılda 5 bin hakim ve savcının mesleğe başladığına işaret eden Akçil, 3 bin 800 kişinin de mülakatlarının devam ettiğini belirterek, tüm alımlarla birlikte Türkiye’deki hakim ve savcı sayısının da 20 bine ulaşacağını, böylelikle de yargıdaki sorunun da çözüleceğini savundu.

SONER KAN

hakimsavci (2)ADANA – Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Yılmaz Akçil, son 2 yılda yaklaşık 5 bin hakim ve savcının mesleğe başladığını ifade ederek, “Hali hazırda da mülakatları devam eden 3 bin 800 kişilik bir grubun alımı yapılacak. Tüm alımlar ile birlikte şuanda 15 bin 800 olan hakim ve savcı sayısı 20 bini geçecek. Böylelikle Türkiye’de sayısal anlamda hakim ve savcıya duyulan ihtiyaç giderilmiş olacak” dedi.

‘SOSYAL GÜVENLİK’ ÖNEMLİ BİR SORUN

Türkiye Adalet Akademisi tarafından Adana’da HiltonSA Oteli’nde düzenlenen; ‘Sosyal Güvenlik Hukuku’ konulu çalıştayın açılışında konuşan Yılmaz Akçil, sosyal güvenliğin; temel bir insan hakkı olmasının yanında tarih boyunca bu konunun her devletin temel sorunlarından biri haline geldiğini anlattı. Akçil, bugün bütçenin de önemli bir kısmını sosyal güvenlik harcamalarının oluşturduğuna işaret etti.

SORUNLAR HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Sosyal güvenlikle ilgili sorun ve sıkıntıların, her geçen gün artarak devam ettiğini kaydeden Akçil, “Dünya küreselleşiyor, ancak bu işçi-işveren sorunları, sosyal güvenlik sorunları boyutları da genişleyerek sayıları aratarak devam ediyor. İstinaf mahkemeleri kurulmasıyla Yargıtay daireleri de biraz rahatladı. İstinaf, Osmanlı’da uygulanan bir sistemdi. Cumhuriyetin ilk yılarında kaldırılmıştı. Türkiye’de 2016 yılında devreye sokuldu” dedi.

hakimsavci (3)KAYIP EVLAT 92 YIL SONRA GERİ DÖNDÜ

Akçil, konuşmasını da şöyle sürdürdü; “Bir aile 92 yıldır kaybolan evladı yeniden ortaya çıkarak eve geldi ve evinde oturmak istiyor. Tabi evde yer arıyor, yer bulamıyor. O evde o istinafa yere vererek inşallah güçlendiririz. 2016-2017 yıllarında da akademinin temel konularından biride istinaf eğitimleri olmuş ve olmaya da devam edecek.” Akçıl, konuşmasında yargı alanındaki gelişmeler hakkında bilgiler de verdi.

3 BİN 800 HAKİM VE SAVCI GÖREVE BAŞLIYOR

Türkiye’de yargı alanında geride kalan son 2 yılda yaklaşık 5 bin hakim ve savcının mesleğe kabul edildiğini hatırlatan Akçil, “Hali hazırda da mülakatları devam eden 3 bin 800 kişilik bir grubun alımı yapılacak. Tüm alımlar ile birlikte şuanda 15 bin 800 olan hakim ve savcı sayısı 20 bini geçecek. Böylelikle Türkiye’de sayısal anlamda hakim ve savcıya duyulan ihtiyaç giderilmiş olacak. Niteliksel anlamda da bu meslek içi eğitimler ile hakim ve savcılarımızın eksik olan eğitimlerini tamamlamayı düşünüyoruz” ifadesini kullandı.

YARGI DEVLETİN ASLİ FONKSİYONU

“Yıllardır kapalı kapılar ardında kararlar verildi ve toplum tarafından da tereddütler yaşandı” yorumunu yapan Akçil, şöyle devam etti; “Yargı devletin en asli fonksiyonudur. İnsanın kalbi neyse, yargı da devletin için o kadar önemlidir. Bu nedenle biz yargının kapalı kısmını açarak, vatandaş ile karşı karşıya getirme noktasında bu sempozyumları düzenliyoruz ve düzenlemeye de devam edeceğiz.”

HAK MAĞDURİYETLERİ ÖNLENMELİ

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Başkanı Halil Özdemir ve 21. Hukuk Dairesi Başkanı Mesut Balcı’nın da katıldığı çalıştayda konuşan Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da, özellikle tarımsal alanda ‘sigortasız işçi çalıştırma’ başta olmak üzere prim ödemeleri ve tazminat gibi konularda yaşanabilecek hak mağduriyetlerinin önüne geçilmesi çağrısında bulundu.

RESMİYETTE AYRI GERÇEKTE BİRLİKTELER

Yeldan, “5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na ilişkin açılan davalarda, farklı uygulamaların önüne geçilerek, her bir çalışanın anayasal hakkı korunmalı. Bununla birlikte özellikle dul ve yetim maaşı olan vatandaşların bir kısmı, bu maaşlardan sosyal güvenlik haklarından mahrum kalmamak amacıyla evliliklerini resmi olarak sonlandırmalarına rağmen, fiilen birlikte yaşamaya devam etmektedir” dedi.

‘SOSYAL DEVLET’ İLKESİ İÇİNDE ÇÖZÜLMELİ

Bunun hem aile hukukunda, hem de ceza hukukunda birçok sorunu da beraberinde getirdiğine işaret eden Yeldan, yaşanan bu sorunların sosyal devlet ilkesi çerçevesinde çözülmesinin de sosyal hayat ve ekonomiye katkı sunacağı yorumunu yaptı. Yeldan, “Hak sahibi olmadığı halde sistemin açıklarından faydalanarak. çeşitli yollarla avantajlı duruma geçen kişilerin, bu girişimlerinin sınırlandırılması gerek. Ülkemizin en önemli gider kalemi olan sosyal güvenlik harcamalarında da genel bütçeye olan yükün hafifletilmesinin önü açılmalı” dedi.

YORUM YAP