
Yokluk;
Hissetirmek mi başarı?
Bir dal iken, yaprağı sarmamak,
gücün yeter iken, hak edene vermemek.
Varlığını dünyanın başı ya da sonu sanmak.
Hiç dşündğn mü?
Ne yaparsan ki yokluğun hissedilir?
Biliyorsun;
Çok geniş resimdeki bir zerre renksin sadece.
Yaşına baksan.
Hala çocuk, hala yaşından genç hissedersin illaki.
Değerli bulduğun anları toplasan ne ederdi hiç düşündün mü?
Mesafeler nedir?
Bu hayatta özlediklerine ve de istediklerine.
Ne iyi gelir sana?
Mucize ne bilir misin?
Naif, zarif ve cömert yoldaşın ya da yoldaşların var mı hayat hareketlerinin içinde sadakatle sana eşlik eden.
Uyuyabiliyorken yüreğinin içindeki huzurda,
Onlarıda katıp içine, anılara üzülmeden, yeni hayaller kurduran şarkılar dinleyebiliyor musun umut ile?
Farket;
Tüketmediysen bu güzel insanlarını, beyninin içindeki hayallerini, şarkıları, önce sende sonra onların içerisinde saklı mucizelerin.
Silmek yok.
Vefasızlık yok.
Tüketmek yok.
Kolay değil bazı şeyleri yok edebilme cesaretini gösterebilmek.
Alışkanlıklar, içgüdüler ve yaşanmışlıklar uzaklaştırabilir.
Bırak içindeki his, seni yönüne yoluna götüren nefes, sana doğruyu fısıldayan ses olsun.
Kişiliğe zarar vermeden, sen, seni kaybetmeden kazanmak, kaybetmek ya da benzeri farklı haller olabilir.
Bil ki; vefa ve sabır kıymetlidir.
Varsa; o sevginin, saygının, güvenin ve samimiyetin işaretidir layıkıyla taşı.
Bulduysan; o bir hazinedir asla kaybetme sakla.
Kaybetmeden muhafaza etmek ve göstermek erdemdir…
Mümtaz YURDAER – 13.04.2026



