DOLAR43,9845% 0.07
EURO51,0728% -0.7
STERLIN58,6000% -0.62
FRANG55,9742% -0.74
ALTIN7.332,16% -2,71
BITCOIN67.736,152.131

OYA TEKİN VE KALABALIK HAYATLAR – BEKİR SITKI ÖZER YAZDI

Yayınlanma Tarihi :
OYA TEKİN VE KALABALIK HAYATLAR – BEKİR SITKI ÖZER YAZDI

OYA TEKİN VE KALABALIK HAYATLAR…
O BİR KADIN…
O BİR ANNE…

“Bir günde hayatımız bıçakla kesilmiş gibi değişti…”
Yağız Tekin

Cümle çok basit görünüyor. Ancak yaşamın ortasına düşmüş el bombası etkisi var. Bir sabah kalkıyorsunuz ve hiçbir şey dünkü gibi değil.
Kesilen sadece basit birkaç ilişki değil, bütün hayat ve bütün duygular, bütün anlamlar…
Bu beklenmedik değişim, bir kadın için daha da yıpratıcı bir trajedidir.

Oya Tekin, o önce bir insan, sonra kadın, anne ve en sonunda bir belediye başkanı…
Bir kadın tek başına çok kalabalıktır.
Toplumumuzun ataerkil göründüğüne bakmayın, biz esasında anaerkil yapıya sahibiz.
Eğer anne ise o kadın ailenin bütünüdür:
Eğer bir belediye başkanı ise o şehrin bütünüdür.
Anne olan bir kadına haksızlık, bütün aileye haksızlıktır.
Ceza ise bütün aileye cezadır.
*
Bir aile göz önüne getirin ki hem anne hem de baba tutuklu yargılanıyor.
Böyle bir evde çocukların ne suçu var…
Yaklaşık sekiz aydır anne ve babası başlarında olmayan çocuklardan söz ediyorum.
Hukuken bir Belediye Başkanı yargılanabilir… Kanunlar karşısında hiç kimse ayrıcalıklı değildir; Herkes eşittir. Bazılarının ‘daha eşit’ olması, adalete gölge düşüren bir husustur.
Sayın Oya Tekin ve Eşinin tutuksuz yargılanmasının önünde ne engel vardır?
Görevden uzaklaştırılmıştır, delilleri karartma ya da yurt dışına kaçma durumu söz konusu değildir. Bütün çalışması ve varlığı yurt içinde olan bir insanın yurt dışına kaçması kendini yok saymasıyla eş anlamlıdır. Neden Kaçsın?
Kendileri hukukçudur. Suçlandıkları konudan ceza alsalar bile yatacakları bu kadardır.
Maalesef, adaletin tecellisi için yapılan yargılama başlı başına cezaya dönüşmüştür.
Kendilerinin işlediği iddia edilen suçlar iddianamede yazılıdır.
Yargılamada uygulanan yöntem, (konu ile hiç ilgisi olmayan) başta çocuklar ve ailenin gelecek planları olmak üzere bir çok açıdan telafisi mümkün olmayan tahribatlara neden olmaktadır.
Bir suç – Var ise) cezalandırılırken, sanıklara ve masumlara karşı başka suçlan işlenmektedir.
Esasında bu sorun, günümüzden yaklaşık 3500 yıl önce yine bu topraklarda çözülmüştür.
Yargılama yapılırken yöntem olarak bırakın çocukları, hayvanlarına bile zarar vermemek esas alınmıştır.
*
Telepuni… Kim olduğunu biliyor musunuz? M.Ö bilmem kaç yüz yılında yaşamış bir Hitit Kralı…
Bu krala, tahttan indirmek amacıyla bir komplo düzenlenir. Komplo başarılı olmaz. Failler yakalanır. Asilerin liderinin annesi, babası, eşi, çocukları kardeşi hep birlikte tutuklanıp mahkemeye çıkarılır.
Telepuni bunu duyar ve olaya müdahale eder. Ve mahkeme heyetine:

“Eğer birisi (Prens olsa bile) bir kötülük ederse, o yaptıklarını başı ile ödesin. Ancak onun evine, çocuklarına zarar vermesinler. Ceza onların evlerine, tarlalarına, bağlarına, samanlıklarına, tutsaklarına, sığır ve koyunlarına uygulanmasın…”

Siz Oya Tekin’e ve eşine ceza vermediniz, bir aileyi, çocukları ve hayatları cezalandırdınız.
Siz Oya Tekin’i değil, bir kadının ailesi olan bir şehri cezalandırdınız.
Konuyla hiç ilgisi olan masum hayatları cezalandırdınız.
Siz bu adaletsizliğiniz ile 3.500 yıl önceki yönetimlerden daha da geriye düştünüz.
*
Bir kadın bir evden giderse o evden hayatlar gider;
Çocukların sevinci, gelecek kurma hayalleri gider…
Bir kadın bir evden giderse, açılan kapıların sevinç sesleri matem ağıtına dönüşür.
Bir kadın giderse sevinç gözyaşları acının gözyaşlarına dönüşür, müzik susar, çiçekler solar.
Oya Tekin gitmedi…
Siz bir sabah, bıçakla keser gibi söküp attınız.
Ve bütün Adana biliyor ki, toprağa gömdüğünüz bu adaletsizlik, ışıltılar ve yeşilliklerle birlikte daha gür ve daha canlı yeşerecektir.
3.3.2026/ADANA
BEKİR SITKI ÖZER

YORUM YAP