DOLAR43,4950% 0.04
EURO51,4186% 0.22
STERLIN59,5836% 0.19
FRANG56,0864% 0.55
ALTIN6.909,10% 6,23
BITCOIN74.498,17-5.074

NÜFUSUMUMUZUN YÜZDE KAÇI ÇOCUK?

Yayınlanma Tarihi :
NÜFUSUMUMUZUN YÜZDE KAÇI ÇOCUK?

TÜİK Adana Bölge Müdürlüğü tarafından, İstatistiklerle Çocuk, 2018 sonuçları değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2018 yıl sonu itibariyle, Türkiye nüfusu 82 milyon 3 bin 882 iken bunun 22 milyon 920 bin 422’sini çocuk nüfusunun oluşturduğu bildirildi. Birleşmiş Milletlerin tanımına göre; 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında Türkiye’de toplam nüfusun %48,5’ini oluştururken bu oranın 1990 yılında %41,8 ve 2018 yılında %28 olduğu belirtildi.

Nüfus projeksiyonlarına göre, çocuk nüfus oranının 2040 yılında %23,3, 2060 yılında %20,4 ve 2080 yılında %19 olacağı ifade edildi.

Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il Şanlıurfa oldu

ADNKS sonuçlarına göre; illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranı incelendiğinde; 2018 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan ilin %46,3 ile Şanlıurfa olduğu, Şanlıurfa ilini %43,9 ile Şırnak ve %42,5 ile Ağrı izlediği bildirildi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu üç il ise sırasıyla; %16,7 ile Tunceli, %18,1 ile Edirne ve %18,7 ile Kırklareli olduğu belirtildi.

Adana, çocuk nüfus oranında %30,1 ile 23. sırada yer alırken Mersin ise çocuk nüfus oranında %28,3 ile 27. sırada yer aldığı bildirildi.

Çocuk nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu ilk 5 il, 2018

Çocuk bağımlılık oranı %34,5 oldu

Bir ülkede 15-64 yaş grubundaki çalışma çağındaki her 100 kişinin, bakmakla yükümlü olduğu 0-14 ile 65 ve üzeri yaş grubundaki kişi sayısı olarak tanımlanan toplam yaş bağımlılık oranı, ADNKS sonuçlarına göre; 2018 yılında %47,4 olduğu belirtildi. Yaş grubu 15-64 olan her 100 kişinin, bakmakla yükümlü olduğu 0-14 yaş grubundaki çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranının ise %34,5 olarak gerçekleştiği belirtildi.

Nüfus projeksiyonlarına göre, çocuk bağımlılık oranının 2023 yılında %33,5, 2050 yılında %28,7 ve 2080 yılında %26,7’ye gerileyeceği öngörüldü.

Her iki bebekten biri sezaryen ile doğdu

Sağlık Bakanlığı verilerine göre; 2002 yılında %21 olan sezaryen doğum oranın 2014 yılında %51, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında ise %53 olduğu ifade edildi.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzeye göre; 2017 yılında sezaryen doğumların en yüksek oranda görüldüğü bölgenin %64 ile TR6 Akdeniz’de (Antalya, Isparta, Burdur, Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye), en düşük oranda görüldüğü bölgenin ise %34 ile TRA Kuzeydoğu Anadolu’da  (Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) olduğu bildirildi.

İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı %91,5 oldu

Milli eğitim istatistiklerine göre; ilkokul seviyesinde net okullaşma oranının 2017/’18 öğretim yılında %91,5 olduğu, net okullaşma oranı cinsiyet bazında karşılaştırıldığında, cinsiyetler arasında önemli bir farklılığın olmadığı bildirildi.

Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı

Evlenme istatistiklerine göre; 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2014 yılında %5,8 iken bu oran 2018 yılında %3,8’e düştüğü belirtildi.

Bu oran, illere göre incelendiğinde; 2018 yılında Ağrı ilinin %14,8 ile kız çocuk evlenmelerinde en üst sırada yer aldığı görüldü. Bu ili, %14,1 ile Muş ve %12,5 ile Bitlis’in izlediği ifade edildi. Kız çocuk evlenmelerinin toplam evlenmeler içindeki oranının en düşük olduğu iller ise %0,7 ile Bolu, %0,9 ile Trabzon ve Artvin’in olduğu bildirildi.

Yaş grubu 15-17 olan çocuklarda işgücüne katılma oranı %21,1 oldu

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2017 yılında 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı %20,3 iken bu oran 2018 yılında %21,1 olarak gerçekleştiği belirtildi. İşgücüne katılma oranlarına cinsiyet bazında bakıldığında; 2017 yılında işgücüne katılma oranı erkek çocuklarında %28,5 iken aynı oran kız çocuklarında %11,8 olduğu, bu oran, 2018 yılında ise erkek çocuklarında %30 iken kız çocuklarında %11,8 olduğu bildirildi.

Yaş grubu 7-14 olan çocuklarda en fazla ağız ve diş sağlığı sorunları görüldü

Türkiye sağlık araştırması, 2016 sonuçlarına göre; 7-14 yaş grubundaki çocukların son 6 ay içinde geçirdiği hastalık türleri incelendiğinde; ağız ve diş sağlığı sorunları ilk sırada yer aldığı ifade edildi. Çocuklarının son altı ay içinde ağız ve diş sağlığı sorunlarını yaşadığını söyleyenlerin oranının %23,4 olduğu; bunu sırasıyla; %13,6 ile göz ile ilgili sorunlar, %7,9 ile enfeksiyöz hastalıklar, %5,8 ile cilt hastalıklarının izlediği belirtildi.

Çocuklar en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler sonucu hayatını kaybetti

Ölüm nedeni istatistiklerine göre; 2017 yılında 1-17 yaş grubunda en fazla çocuk ölümleri, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleştiği bildirildi. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden, 1-17 yaş grubundaki çocuk ölüm sayısının 2016 yılında 2 270 iken 2017 yılında 1 846 kişiye düştüğü belirtildi. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıklarının ise 1-17 yaş grubundaki çocuklarda ikinci en yüksek ölüm nedeni olduğu; bu yaş grubunda, 2016 yılında 1 085 çocuk, 2017 yılında ise 992 çocuk sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiği ifade edildi.

Trafik kazası sonucu yaşamını yitirenlerin %10,6’sını çocuklar oluşturdu

Karayolu trafik kaza istatistiklerine göre; 2017 yılında gerçekleşen trafik kazalarının %15,2’si ölüm ya da yaralanma ile sonuçlandığı bildirildi. Bu kazalarda toplam 7 427 kişi yaşamını yitirirken bu ölümlerden 787’sini çocuk ölümleri oluşturduğu belirtildi. Yaşamını yitiren çocukların yaş grubu dağılımına bakıldığında; gerçekleşen çocuk ölümlerinin %42,1’nin 0-9 yaş grubunda, %22,2’sinin 10-14 yaş grubunda ve %35,7’sinin ise 15-17 yaş grubunda olduğu bildirildi.

YORUM YAP