
M.ÖMER ÜNEY-omeruney01@gmail.com
Adanalılar, 21 yıllık hasrete son vermek için Konya yollarına düştü.
Aslında, final maçından önceki Elazığ karşılaşması arzuyu, isteği, özlemi…
İnsani duygu adına ne varsa tam anlamıyla resmetmişti 5 Ocak Stadı’nda…
Bitiş düdüğüyle birlikte ana-baba gününe dönen 5 Ocak’ın çim zemini tüm Türkiye’de yankı uyandırmıştı.
Televizyonlardaki spor yorumcuları saatlerce bu manzarayı konuşmuştu.
Gazeteler sütunlarını Adana’daki sevinç yumağına ayırmıştı.
Her şey güzeldi anlayacağınız…
***
27 Mayıs’taki Konya yolculuğu bir bayram havasında geçecekti. Küçük, büyük, çoluk-çocuk, yaşlı-genç, kadın-erkek… Kim varsa Konya’yı Adana’ya çevirmek üzere yola koyulacaktı.
Kimileri sabahın 7’sinde Mevlana’nın kentine akın etti.
Yol boyunca Adanalıların oluşturduğu manzarayı anlatmak değil yaşamak gerekirdi.
‘Şampiyonluk yakın, mangalları yakın’ diyen Adanalılar, Adana-Konya karayolunda öyle bir atmosfer yarattı ki; dillere destandı…
Yollarda mangal yakanlar, çiğ köfte yoğuranlar… Durup durup halay çekenler, yol ortasında timsah dansı yapanlar, zafer naraları atanlar… Devasa fabrikanın çatısına çıkıp ADS bayrağı açanlar. Araçlarda süslü ADS bayrakları, her zaman kulakları tırmalayan klakson seslerinin ahengi…
Hoşgörü şehrine inen Adana Demirsporluların hoşgörüsü…
Kolay mı? 21 yıllık hasreti dindirmek üzerine kurulmuştu inançlar…
Kolay mı? 21 yıllık aradan sonra Süper Lig’e umut beslemek…
Haykırmamak, bağırmamak, sevinmemek, heyecanlanmamak ve dahası ağlamamak…
Sevinçten ağlayacaktık…
Sol yumruğumuzu havaya kaldırıp çılgınlar gibi bağıracaktık…
Konya Torku’nun müthiş stad atmosferi…
Şehri inleten 20 bin ADS’linin olağanüstü tezahüratı…
Bağırmaya kalkışan Alanyalıların sus-pus oluşu…
Daha ne isterdi ki futbolcular…
İnançsız bir futbolcu ordusunu şuursuzca, katıksız, sevgiyle, aşkla, emekle, inançla destekleyen 20 bin taraftar… Adana’da, Ankara’da, Manisa’da, Mersin’de ve Konya’da Konyaspor formalarıyla ADS’yi desteklemeye gelmiş insanlar… Dünyanın diğer ucundan arayıp, ‘So sorry! Umarım seneye çıkarsınız Ömer’ diyen Jone Rose… Ankara’dan mesaj atan, telefonu ısrarla çaldıran, maç sonucunu öğrenmeye çalışan dostlar, arkadaşlar…
Futbolcunun dirayetli olmasını, sağlam durmasını, inanlı olmasını isteyen milyonlar…
Bir futbol takımı için daha ne yapılabilirdi ki!
Önceki yazımda belirttiğim gibi; Adanalılar küçük şeylerden mutlu olmasını bilen insanlardır.
Süper Lig’e bir adım kala olacak iş mi bu!
Yılmaz Vural’mış, Pote’ymiş, Abdulkadir’miş, Hüseyin Kala’ymış…
Penaltılarınız batsın!
Ne yaptınız!
20 bin kişiyi bir avuç Alanya taraftarına boyun eğdirdiniz…
Çocukları ağlattınız, genç kızları ağlattınız…
Hepimizi ağlattınız…
Hayallerimizi yıktınız!
Ne yaptınız ulan!
