DOLAR43,8808% 0
EURO51,9672% 0.17
STERLIN59,6825% 0.16
FRANG56,8478% 0.07
ALTIN7.285,14% 0,26
BITCOIN68.970,017.497

GÜNÜN KİTAPLARI…

Yayınlanma Tarihi :
GÜNÜN KİTAPLARI…

Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım

VAR ETMENİN GÜCÜ: Bu kitapta, hayatınızda neyin mümkün olduğunu yeniden keşfedecek, düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaptığınız her şeyin nasıl bir “yaratım” süreci olduğunu göreceksiniz.

ATATÜRKÇÜ DENİZ SUBAYININ TÜRKİYE JEOPOLİTİĞİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ VE ERGENEKON DAVASI’NDAKİ SAVUNMA: Yazar “Yaşadıklarımı ve gördüklerimi, unutulmaması gereken bir kayıt olarak bırakmak için bu iki kitabı tek cilt hâlinde yayımlıyorum” diyor.

CEO GİBİ DÜŞÜN: Yazar, on beş yılı aşkın profesyonel deneyimi ve yüzlerce koçluk görüşmesinden damıttığı 3C Kariyer Geçiş Modeli’yle unvanların ötesinde bir liderlik felsefesi sunuyor.

YALAN SÖYLÜYOR: Ülkemizde daha ziyade kısa öyküleriyle tanınan yazar, ilk kez bütün şiirleri ve ilk kez Almanca aslından çevrilen Hayır De! Başlıklı kült savaş karşıtı manifestosuyla şimdi, kendisine Orhan Veli ile Metin Eloğlu arasında bir soluk boşluğu açıyor

HER ŞEY NASIL ÇÖKEBİLİR? ŞİMDİKİ NESİLLER İÇİN GÖKÜŞBİLİM EL KİTABI: “Çöküş dediğimiz şey temel ihtiyaçların yasalarla denetlenen hizmetlerle nüfusun büyük çoğunluğuna ve makul ücretlerle tedarik edilemeyeceği bir süreçtir.”

EYLÜL MASALI: Hayatların ortak bir yazgıyla buluştuğu bu roman bizi zamanın ritmine, hatırlamanın yüküne ve unutmanın sessizliğine davet ediyor.

İşte o kitaplar;

Yaptığınız her şeyin nasıl bir “yaratım” süreci olduğunu göreceksiniz

SİNAN Ergin’den VAR ETMENİN GÜCÜ- Sorunsuz Hayat. Var etmenin sırrı dışarıda aradığınız bir gizem değil, içinizde keşfedilmeyi bekleyen bir gerçekliktir. Hepimiz hayatımızda daha fazlasını isteriz: daha anlamlı ilişkiler, daha huzurlu bir zihin, daha fazla para. Peki bütün bunları “var etmenin” bir sırrı var mı? Yazar, yıllar içinde edindiği bilgileri, tecrübeleri yalın ve etkili bir anlatımla aktararak bizi kendi gücümüzle buluşturuyor. Bu kitapta, hayatınızda neyin mümkün olduğunu yeniden keşfedecek, düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaptığınız her şeyin nasıl bir “yaratım” süreci olduğunu göreceksiniz. Kitap, bir kişisel gelişim kitabı değil; sorunsuz bir hayat yaratmanız için hazırlanmış bir yol haritası… 152 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)

 Bir sitem değil; bir uyarı, bir tanıklık ve bir hesap defteri

H. VURAL Vural’dan ATATÜRKÇÜ DENİZ SUBAYININ TÜRKİYE JEOPOLİTİĞİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ VE ERGENEKON DAVASI’NDAKİ SAVUNMASI. “2026 yılının Ocak ayında, geçmiş yıllarda kaleme alıp yayımladığım iki kitabımı tek cilt hâline getirme gereğini hissettim. 92 yaşında, yaşadıklarımı ve gördüklerimi, unutulmaması gereken bir kayıt olarak bırakmak için bu iki kitabı tek cilt hâlinde yayımlıyorum. Bu metin bir sitem değil; bir uyarı, bir tanıklık ve bir hesap defteridir. “Em. Dz. Kur. Alb. H. Vural Vural, 1934 yılında Ankara’da doğmuştur. Babası memur Ali Cevat olup 1948’de Deniz Kolejine girmiş ve 1953 yılında Deniz Harp Okulu’ndan mezun olmuştur. Deniz kuvvetlerinde denizaltıcı subay olarak hizmet etmiştir. 1963-1965 yılları arasında Deniz Harp Akademisini üçüncülükle bitirmiştir. Gerek Genel Kurmayda gerekse Deniz Kuvvetleri’nde istihbarat ve stratejik değerlendirmeler kısmında çalışmaları vardır. Daha sonra Milli İstihbarat Teşkilatında görev yapan H. Vural Vural 1980 yılında kendi isteğiyle Deniz Kuvvetleri ve MİT’den istifa ederek emekliye ayrılmıştır. 168 SAYFA.

(A7 KİTAP)

Tepe yönetime ilerlemiş altı önemli isimle yapılmış röportajlar

AZER Karabıyık’tan CEO GİBİ DÜŞÜN. Terfi aldınız, önemli projelere imza attınız, kâğıt üzerinde zirvedesiniz. Ama içinizde, “Bütün bu emekler sadece bunun için miydi?” diye soran ve hiç susmayan bir huzursuzluk hâli var. Belki bir yönetim eşiğinde yetersizlik duygusuyla, belki doğum izninden sonra yepyeni bir kimliği tanımlamaya çalışırken, belki de kurumsal hayatın zincirlerini kırıp girişimciliğe adım atma belirsizliğiyle yüzleşiyorsunuz. Kariyer geçişi, basitçe iş değiştirmenizden ziyade kimliğinizi yeniden tanımladığınız içsel bir yolculuk. Yazar, on beş yılı aşkın profesyonel deneyimi ve yüzlerce koçluk görüşmesinden damıttığı 3C Kariyer Geçiş Modeli’yle unvanların ötesinde bir liderlik felsefesi sunuyor. Sizi, kariyer geçişlerinizde yüksekten düşme korkunuzu bertaraf edip değer ve anlam yaratmaya, duruşunuzu ve sınırlarınızı belirleyerek kendi senaryonuzu yeniden yazmaya davet ediyor. Yani önce yüzleşme, sonra bağ kurma, son olarak da aksiyona geçme hevesinize dokunuyor. Kişisel ve samimi hikâyelerin yanı sıra, bu eserin kalbini oluşturan, tepe yönetime ilerlemiş altı önemli isimle yapılmış röportajlar da “Liderin İç Sesi” bölümlerinde sizi bekliyor. Hayat bir mücadele ve bu mücadelede en büyük gücünüz, yine kendi sesiniz! 160 SAYFA.

(CERES YAYINLARI)

“Ah be ahbap, böyle bir ördek olsaydın ya!..”

WOLFGANG Borchert’ten AY YALAN SÖYLÜYOR. Sıkı bir okur ve heveskâr bir şair olarak onlu yaşlarından ömrünün son yıllarına dek şiir seyrini sürdüren yazar, yazdıklarında Shakespeare ya da Rilke gibi büyük şairlerin sesini yankılayabilmeyi hayal ediyordu hep. Öyle ki bir dönem, Rainer Maria Rilke’ye duyduğu derin hayranlık sebebiyle kendi mektuplarını ve şiirlerini de Wolff Maria Borchert olarak imzalamaya başlamıştı. “Yakında sayısı birkaç bini bulacak şiirlerimin sadece iki ya da üç tanesi kayda değer sayılırsa, işte o zaman kendimi tatmin olmuş hissedebilirim” diyen sanatçı, ne yazık ki yirmi altı yaşında dünyaya veda etti. Hayattayken yayımladıklarıyla birlikte öfke nöbetine kurban gitmemiş parçalardan oluşan şiirlerinin büyük çoğunluğu, esas yazınsal üretiminin ön hazırlığı sayılabilecek, vesilenin tetiklediği kısa liriklerden ibaretti. Ülkemizde daha ziyade kısa öyküleriyle tanınan yazar, ilk kez bu betikle bir araya getirilen bütün şiirleri ve yine ilk kez Almanca aslından çevrilen Hayır De! Başlıklı kült savaş karşıtı manifestosuyla şimdi, dilimizde kendisine Orhan Veli ile Metin Eloğlu arasında bir soluk boşluğu açıyor. Uyutmuyor bizi tahtakuruları. Bütün gece düşünüyoruz kadınları, bir gün bir yerlerde karşılaştığımız. Zümrüt ve mavi gözlüler hakkında, narin ve servi boylular hakkında çene çaldık, caka sattık, göğüs geçirdik. Şafak sökerken bir ördek yanımızdan geçip vaklaya vaklaya en yakındaki içdenize koştu: Ah be ahbap, böyle bir ördek olsaydın ya! 208 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

Toplumun, bildiğimiz haliyle uygarlığın, hatta daha kötüsü biyosferin muhtemel çöküşü

PABLO Servigne’den HER ŞEY NASIL ÇÖKEBİLİR? ŞİMDİKİ NESİLLER İÇİN ÇÖKÜŞBİLİM EL KİTABI. “Çöküş dediğimiz şey su, gıda, barınma, giyim, enerji vb. temel ihtiyaçların yasalarla denetlenen hizmetlerle nüfusun büyük çoğunluğuna ve makul ücretlerle tedarik edilemeyeceği bir süreçtir.” Toplumun, bildiğimiz haliyle uygarlığın hatta daha kötüsü biyosferin muhtemel çöküşünü Avrupa’da halkın gündemine taşıyan ve ilk kez 2015’te yayımlanan bu kitap son elli yıldır dünya genelinde etkisini artıran politik ekoloji hareketi içinde en çok tartışılan metinlerinden biri haline geldi. Yazar ve Raphaël Stevens bugünkü nesillerin yaşam süresi içinde gerçekleşmesini olası gördükleri çöküşün (veya çöküşlerin) ardındaki dinamikleri ortaya seriyor ve 2020’de sözlüklere de giren “kolapsoloji” (çöküş bilim) adını verdikleri bu son derece rahatsız edici konuya disiplinlerarası bir giriş sunuyorlar. 224 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI) 

Bizi zamanın ritmine ve unutmanın sessizliğine davet ediyor

ZHANG Wei’den EYLÜL MASALI. Kitap, Çin’in doğu kıyısında yer alan küçük bir köyün altmış yıla yayılan kaderini anlatan büyüleyici bir roman. Geceye aşık gençlerin gizli oyunları, köydeki sıradan hayatın içinde yaşanan tutkulu aşklar, kuşaklar arası çatışmalar, zamanın ve sistemin örselediği insanlar… Tüm bunlar, masalsı bir gerçekçilik içinde yeniden hayat buluyor. Tatlı patates tarlalarında terle yoğrulan anılarla, yıldızlı gökyüzü altında geçen uykusuz geceler birbirine karışıyor. Çin’in yaşayan en büyük yazarları arasında yer alan yazarın anlatımı, William Faulkner’ın Amerikan taşrasını andırırken Gabriel García Márquez’in büyülü gerçekçiliğinden de izler taşıyor. Hayatların ortak bir yazgıyla buluştuğu bu roman bizi zamanın ritmine, hatırlamanın yüküne ve unutmanın sessizliğine davet ediyor. 456 SAYFA.

(KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ)

YORUM YAP