DOLAR43,7441% 0.21
EURO51,9192% -0.04
STERLIN59,6590% 0.09
FRANG56,9288% 0.34
ALTIN7.052,09% 2,22
BITCOIN69.075,515.226

BARO’YA GÜLERYÜZLÜ ADAY: ÜLKÜ TOLUNAY

Yayınlanma Tarihi :
BARO’YA GÜLERYÜZLÜ ADAY: ÜLKÜ TOLUNAY
 Asık yüzlü yargıya güler yüzlü aday: Ülkü Tolunay
Adana Medya özel.

Adalet erdemlerin kraliçesidir. (Latin Atasözü)

Türkiye’nin ilk Barosu İstanbul’da 1870 yılında 33 Muhami (Dava vekili –Avukat) tarafından kurulmuştur. Bu konunun en dikkat çekici özelliği kurucu bu 33 Mahami (Avukattan) sadece 5’inin Osmanlı Yurttaşı olduğudur. Genç Türkiye Cumhuriyeti, Adalet ve Hukuk sistemini de yabancı denetim ve egemenliğinden kurtarmıştır.

Hukukun evrenselliği elbette geçerli bir ilkedir, ama işgal altında ve ekonomik, siyasal, kültürel alanda yıkım sürecinde olan bir ülkede hukukun bağımsızlığı, olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır.

Adana Barosu’nun kuruluş tarihinin 1923 olduğu kabul edilmektedir. Yani Adana Baromuzun tarihini Cumhuriyetin tarihi ile özdeş sayabiliriz. Ancak ülkemizin yaşadığı siyasi çalkantılar ve inişli çıkışlarda Adana Barosu’nun hukuk ve adalet adına dik duruşundan ödün vermemiş oluşu, gurur kaynağımızdır. Böyle onurlu bir makam için aday olduğunu açıklayan Sayın Ülkü Tolunay ile görüşmemiz oldu.

kadina-ozgurluk-ulku-tolunay-3.gif

32 YILLIK AVUKATIM

“Gerçekten, öncelerini bilmiyorum ama Sayın Anibal Akdamar döneminden sonra Baromuzu biliyorum. Değerli başkanlar vardı..”

“Kesinlikle öyle. Sırasıyla, Aydın Coşar, İbrahim Yenice, Ziya Yergök, Necati Erdem, İsmet Altuğ, İbrahim Gazioğlu, Aziz Erbek ve nihayetinde hala başkanımız olan Sayın Mengücek Gazi Çıtırık… Hiç birini birbirinden ayrı göremeyeceğimiz ve adalet adına, hukuk adına Adana’yı onurla temsil etmiş kişilerdir. 32 yıllık avukatım ve daha önce emek vermiş başkanlarımızı da biliyorum…”

Neden adaysınız? Mengücek Bey, Adana ve Adanalı’nın sevip saygı duyduğu bir insan.”

“Ben de saygı duyuyorum. Mengücek Başkanın ekibinde görev yapmaktayım. Sayın başkan bu dönem aday değil. Baromuzda 3 dönem kuralı vardır. Ancak teamül 2 yıldır. Mengücek Bey, diğer adayların önünü açma adına kurala değil teamüle uydu. O yüzden adayım.

Adaylığa talip olmanın diğer nedeni de şudur; Adana baro tarihini inceleyin, bir tane kadın başkan görev almamıştır. 2004 yılı verilerine göre Adana’da 2083 kayıtlı avukat vardır ve bunların 795’i kadındır. Adana’da her 100 Avukattan 39’u kadındır. Bu oran Türkiye ortalamasına yakındır. Türkiye genelinde 86.981 Avukatın 35.216’sı kadındır. Yani her 100 Avukattan 40’ı kadın. Ve Adanalı Kadın avukatlarımız, şimdiye kadar yönetim kurullarında başarıyla görev yapmışlardır ancak Baro Başkanı olarak temsil etme şansına ulaşmamışlardır…”

“Şimdi ulaşacaklar gibi görünüyor mu?”

“Umuyorum tabi. Baro Başkanlığı her avukatın hedefidir. Çok onurlu bir görevdir. Onun için kolları sıvadık. Daha şimdiden birçok kadın kuruluşundan destek mesajları almaya başladım…”

BARO’NUN ERKEK HAKİMİYETİ

“Hatta Adana İş Kadınları Derneği Türkiye’de görev alan kadınlarla ilgili bir araştırma yapmış ve sonuçlarını sizin lehinize olmak üzere yayınlayarak bir çağrı yapmış…”

“Doğru Bakın, İŞKAD’ın araştırması sonucunda yaptığı çağrıda şöyle diyor: “Siz hiç TÜRK-İŞ, DİSK gibi sendikaların ya da TMOB, Tabipler Odası, Barolar  v.b. gibi sivil toplum örgütlerinin başında bir kadın gördünüz mü ? TÜSİAD hariç. Onlarda 2010 yılında Ümit Boyner’i başkan yaparak, TÜSİAD’da erkek başkan geleneğini sonlandırdılar. Ülkemizde 81 il, 957 ilçe belediyesi var. Merak ettiniz mi hiç kaçının belediye başkanı kadın ? Ben ettim söyleyeyim. 81 ilden sadece 4’ünün belediye başkanı kadın. 957 ilçede ise  33 kadın belediye başkanı var. Türkiye’de binin üzerinde belediye var ama, bunların içinde sadece 37 kadın belediye başkanı görev yapıyor. Aslında geçmiş yıllara bakıldığında 3-5’i geçmiyordu da, HDP’nin gösterdiği kadın adaylar sayesinde sayı yükseldi. Özetle Ülkü Tolonay Ekiz’in Adana Baro başkanlığına adaylığını bir milat olarak görüyorum.   Umarım diğer illerdeki avukat kadınlarımızda cesaretlerini toplar ve hep erkek hâkimiyetinde olan Baro başkanlıklarını,  erkek hâkimiyetinden kurtarırlar. “ Tabi ki hem çalışmaları hem de destekleri için kendilerine teşekkür ediyorum.”

TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ HUKUKÇULARDAN OLUŞMUYOR

Halkımız neden mahkemelik? Çok mu geçimsiz? Neden bu kadar dava var?”

Kesinlikle dava sayılarının çokluğu halkımızın geçimsizliğinin sonucu değildir. Tam tersine halkımız uzlaşmacı bir yapıya sahiptir. Konu açılmışken size projelerimden söz etmek istiyorum. Türkiye’de Tüketici Hakem Heyetleri vardır. Tüketicinin şikâyeti hukuki sürecin bir parçasıdır. Bu sorunun çözümü için kurulmuş tüketici hakem heyetlerinde “Hukuk Eğitimi” almış kişiler yok. Ve bakıyorsunuz, Seyhan gibi bir ilçede yılda en az 70.000 dosya birikiyor ve bunların sonuçlandırılması zaman alıyor. Bunları kim çözecek elbette hukuk eğitimi almış olanlar çözmelidir.

Fotoğrafa yukarıdan bakalım, Türkiye’de 84 Hukuk Fakültesi var ve her ortalama 8.000’e yakın insan mezun oluyor. Peki, hepsi bağımsız olarak kendi iş yerlerini kurabiliyorlar mı? Hayır. Siz akademik eğitim almış hukukçulara istihdam yaratmak bir kenara, kendi branşlarında da çalışma olanakları vermezseniz, adalet nasıl sağlanacak?

Tüketici Hakem Heyetlerinde işin ehline verilmesi, avukatların istihdam sorununa çözüm adına katkı koyar.

kendinden-emin-ve-huzurlu-bir-insan.gif

VERASET İLAMI ÇIKARMA YETKİSİ BAROLARA VERİLMELİDİR

Sadece bu değil, Veraset İlamı artık noterlerde çıkarılmaktadır. Bu görevin barolara verilmesi gerekmektedir. Bu işlemleri yapma yetkisinin barolara verilmesi halinde, Baro bünyesinde kurulacak ön bürolarda genç avukatlar istihdam edilebilir.

Veraset belgesi, savunma müessesesinin bir parçasıdır.

Ayrıca vekâletname sorunları da vardır.

Noterler vekâletnameleri tasdik ediyorlar. Tasdik başka, tanzim başkadır. Esasında tanzim yetkisi baroların olmalıdır. Nihayetinde o vekâletname hukuki sürecin bir parçasıdır olup, savunma ve iddia makamının dayandığı belgedir.

Bu gün birçok davanın çıkış nedeni vekâletnamelerdeki usulsüzlük, yanlışlık ve hatalardır.

Noterleri suçlama veya zan altında bırakma adına söylemiyorum. Noterlik saygın bir kurumdur. Ancak vekâletnamede tarafları ilgilendiren ve tanzim edilirken tarafları tam anlamıyla bilgilendirmeyi gerektiren bir belgedir. Sadece vekâletnamenin kapsamının iyi tespit edilemediğinden dolayı oluşan uyuşmazlıkların sayısı az değildir…”

HUKUK SİGORTASI UYGULAMAYA GEÇMELİDİR

projeleri-coskuyla-anlatti.gif

“Bu projeleriniz iyi görünüyor. Umarım hukukçular bunları değerlendirir. Vatandaş Hukuk’un, eğitim ve sağlık gibi paralı olduğunu düşünüyor?”

“Avukatlara verilen parayı mı kast ediyorsunuz?”

Hayır. Avukatın hakkıdır. Dava aşamasında vatandaş, belgeleri hazırlamasından alacağını tahsil etmeye veya itiraza kadar her noktada para ödemek zorunda kalıyor. Çoğu insan, para ödeyemediği için hak aramaktan vaz geçip durumuna razı oluyor. Bu anlamda soruyorum?”

“Bakın, projelerimden biri de Hukuk Sigortasının yaşama geçmesidir. Kişiler, “prim” adı altında çok düşük bedeller ödeyerek bu sigorta kapsamına alınabilir. Sağlık sigortası gibi düşünün. Gelişmiş ülkelerde bunun uygulaması vardır. Böylelikle, yük hafifletilir, bazı durumlarda da yükün kalkması sağlanır.”

“Ekonomik kriz zamanlarında Avukatlar, sanki fırsattan faydalanır gibi bir algı var. Alacağı en iyi tahsil eden ve en acımasız avukat en iyi avukattır deniyor?”

“Her meslek gibi hukukçu da kendi işini iyi yapmak ister. Bu görüş ekonominin kötülüğünü ve ekonomiyi yönetenlerin hatalarını örtmek için dikkatleri avukata çeken bir görüştür ve dediğiniz gibi sadece önyargıdır ve gerçekle ilgisi yoktur.”

“Bara başkanlığına adaylık açıklamanız ve ayrıca yemin edecek milletvekillerine çağrınızın son bölümü bir manifesto gibi. Hukuk adına özlediğimiz bir tablo.”

“Evet çağrımı yineliyorum: Demokrasinin temel kuralını unutmadan hareket etmelidir; Temel haklar çoğunluğun keyfine bağlı olamaz. Hukuk ve Yargı siyasi bir tasfiye aracı olamaz.

Demokrasi bir eşitlik fikridir, bu fikrin toplumda ve yönetim anlayışında hayat bulmasıdır. Eğitimde, sağlıkta, iş yaşamında ama asıl önemlisi hukukta. .

İnsanımız uğradığı her haksızlıkta “Ankara’da yargıçlar var” diyebilmelidir.

Bu yüzdendir ki yeni meclis Hukuka ve hukukun üstünlüğüne saygıyı kağıt üzerinde ya da mitinglerde kullanılan bir malzeme olmaktan çıkarmalıdır.

Savunma hakkının kullanılmasının önündeki yasal ve fiili engeller kaldırılmalı, çoğunluğu dar gelirli insanlardan oluşan toplumumuzda, herkesin kendini “avukatıyla” temsil edebilmesi için yeni yasalar çıkarılmalıdır. Herkes hukuk güvenliğinden yararlanmalı, hukuk sigortasına dair yasalar çıkarılarak Savunma Hakkı yaygınlaştırılmalıdır.

Elbette hukuk camiasının sorunları bunlarla sınırlı değildir; ancak ideal hukuk düzenine ulaşma yolunda başlangıç adımları olarak hukuka da dokunmak tartışılmaz bir gerekliliktir…

 “Gazetemizi için mesajınız?”

Hukuku ve hukukçuyu destekleyen ve olaylara objektif bakış açısını ilke edinen Adana Medya gazetesinin başarılarının devamını diliyorum”

ulku-tolunay-ile-keyifli-bi-sohbet.gifyarginin-soguk-yuzune-guleryuzlu-aday.gif

Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir. EMİLE ZOLA

Adalet, evrenin ruhudur.ÖMER HAYYAM

Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemeliyiz. HERAKLEITOS

Adalat bütün ahlaki değerlerin toplamıdır. William Godwin

YORUM YAP