

Göz rahatsızlığı olan vatandaşların doktor reçetesinde yazılı numaralı gözlük camlarını alırken yüksek miktarlarda fark ödememek için dikkatli olmaları gerekiyor.
Ülkemizde çok sayıda vatandaş göz problemi yaşıyor. En çok göz problemlerini ise yakını veya uzağı iyi görememe rahatsızlıkları oluşturuyor. Uzmanlar, böyle durumlarda göz rahatsızlığı olan kişilere en kısa sürede göz doktoruna gitmeleri tavsiyesinde bulunuyor.
Göz doktorları, gelen hastalara yönelik muayenenin ardından tanı koyarak, gözlük alabilmeleri için reçete yazıyor. Göz rahatsızlığı olan kişiler ise doktorun kendisine vermiş olduğu reçetede yazılı numaralı gözlük camlarını alabilmek için optisyenlik müesseselerinin yolunu tutuyor. Hasta, bağlı olduğu kurumun öngördüğü süreye göre hak etmiş ise cam ya da çerçeveye ücret ödemeden sahip olabilirken, bu süre dolmamışsa düşük miktarlarda fark ödüyor. Hastalar, gittikleri bazı optikçilerde “Elimizde devletin karşıladığından çok daha kaliteli camlar var. Aradaki farkı öderseniz bu ürünü verelim” gibi konuşmalara da maruz kalabiliyor. Bu durum, devletin vatandaşlarına düşük kalitede ürünleri reva görüyormuş gibi bir algı oluşmasına neden oluyor.
Optisyenlik müesseselerin bazılarında ise vatandaşlardan ederinin üzerinde miktarlarda fark ödemeleri de isteniyor. Örneğin bir optikçide doktorun muayene sonucuna göre yazdığı reçetede belirtilen nitelikleri taşıyan uzak ve yakın gözlük camları için 450-500 lira gibi ücret talep edilirken, aynı reçeteye başka bir optikçi 250-300 lira arasında ödeme yapılmasının yeterli olacağını belirtiyor. Aradaki bu fiyat farkı, optikçilere karşı güvensizlik duygusuna yol açıyor.
Denetim ve yaptırım yok
İşporta tezgâhlarında bile 25-30 liraya numaralı gözlüklerin satıldığı günümüzde özellikle dar gelirli vatandaşlar haklarının korunması anlamında optisyenlik müesseselerinde gerekli denetimlerin yapılmasını isterken, Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği yetkilileri ise haksız yere kazanç sağlayan optikçilere karşı yaptırımlarının olmadığını belirtiyor.
