
Mühürlü anıların olduğu odalar. Çıkmak için atılan adımlar. Sırtına yapışmış tarihi tanıklıklar, omuzlarına yüklenmiş sorumluluklar… Sırtından indirmelidir, omzundan atmak, tanıklıkları reddetmek mümkün mü? Hayatın işimi; Ulu güzellikte, ilahi güçte olduğunu zanneden, oysa gönüllerde tek celsede öldüğünü bilmeyen insanlara denk gelmek. Kader mi; İtimat edip insan sayıp duyduklarına şan, şöhret kazandırıp, kibirli küstahlar yaratmak ve sonra da gölgesinde kederlenmek. Kendini sihirbaz zannedip, hokkabazlıklarıyla insanları kandırmaya çalışanları izlemek. Her savaş yıpratır insanı. İster işle, ister aşla, istersen aşkla savaş… Her savaşın kaybedeni mutlaka vardır. Her savaş eksiltir. Heleki savaş cephede değil gönüldeyse hiç kimse kazanmaz, herkes kaybeder. Ne kalır geriye? Derin iz, ağır sessizlik… “Hayırlısı olsun…” dersin. Yaşın geçmiştir geriye de dönemezsin. Ağladıkça açılır yaralar birdaha kapanmamak üzere. Bayram gelsin istemezsin, yeni yıla girmek zulümdür, doğum günü kutlamak gereksiz. Hepsi ayrı yerlerde fener alayları ile kutlanırken sen akşamın karanlığından sabahın aydınlığına çıkamazsın. Seni sırılsıklam eden hazan yağmurları değil, gözyaşlarındır. Gerçek şu ki;eksilen güç ile telaşlı zamanlar kalır insana artık. Kime muhtaç olacağını bilemeden, dünya hali ile başbaşa kalışlar başköşededir artık. Elin, eline muhtaç olmamak içindir acele. İyileşme zamanı kalır mı bilinmez. Derinlerde inceden sızılar. Sorular cevapsız. Yok olan insanlar insafsız. Hayat; Çabuk biten kitap gibi hayat keşke tekrar okunsa ama nafile… Korkusuzca ümitsizlikle savaş, arsızca haddini aşarak ısrarla mücadele et. İsyanların gözü kör, ihtilallerin kulakları sağır değildir. Alkış bekleme, ihtimaldir ki; Çıkılmaz sanılan karanlık dehlizlerden çıkmayı başarmak her zaman inandığın ve ısrar ettiğin zaman mümkündür…
Mümtaz YURDAER
30.03.2026
#mümtazyurdaer #yazıYORUM #mümtazyurdaeryazıları #mümtazyurdaerşiirleri #mümtazyurdaerşarkıları



