DOLAR44,0949% 0.05
EURO51,0857% -0.28
STERLIN59,2247% 0.02
FRANG56,5681% -0.08
ALTIN7.339,48% -0,22
BITCOIN70.821,530.705

ÖZKAN SAÇKAN’IN CÜMLELERİYLE KİTAPLAR

Yayınlanma Tarihi :
ÖZKAN SAÇKAN’IN CÜMLELERİYLE KİTAPLAR

MOLA: “Psikiyatristinin önerisiyle verdiği mola hayatının dönüm noktası olacaktı. Doğanın mucizeler barındırdığını, yaşamınsa bir ceza değil ödül olduğunu anlayacaktı.”

//

FINDIKKIRAN İLE FARELER KRALI: Kitap okuru yazarın düşle gerçeği iç içe geçiren tarzıyla, oyuncakların canlandığı, cesaretin sınandığı ve masumiyetin dönüşüme uğradığı büyülü bir dünyaya davet ediyor.

//

STELLA’YI ÖLDÜRÜYORUZ: Yazarın ayırt edici özelliği, görünüşte yalın bir dille, insanın içine işleyen keskin gözlemler yapabilmesidir.

//

ETRAFIM APTALLARLA DOLU: “İletişim kurulamaz insanlarla iletişim kurmak için faydalı bir rehber… Yalın bir dille yazılmış, zengin örneklerle dolu ve kolay anlaşılır.” Publishers Weekly.

//

AŞİRET MEKTEBİ: Tanıklıklar, belgeler ve fotoğraflarla Aşiret Mektebi, Tanzimat sonrası Osmanlı eğitim tarihinin pek az bilinen bir dönemine ışık tutuyor.

//

ÖTEKİ PUTİN: Rus Çarlarının tarihsel özlemi ‘Sıcak Denizlere İnmek’ti. Putin bunu başarmış durumda. Duracak mı devam mı edecek?

İşte o kitaplar;

//

Dinmeyen acıları, kapanmayan yaraları, başa çıkamadığı korkuları vardı

GÜLDEM Şahan’dan MOLA. “Bir kaçış, bir mola, bir soluk… Her neyse adı, işte ona ihtiyacım vardı. Eylem zamanıydı. Eylem şifaydı. Evren eylemi severdi. Paranın, pulun canı cehenneme…” İşte, her şey böyle başladı. Genç, güzel, akıllı bir kadındı ama dinmeyen acıları, kapanmayan yaraları, başa çıkamadığı korkuları vardı. Hayatını karanlık bir tünel, çıkmaz bir sokak veya cehennemin dibi olarak tanımlıyordu. Sık sık yaşadığı panik atak krizleri, depresyon süreçleri ve giderek artan kaygıları yüzünden yorgundu. Psikiyatristinin önerisiyle verdiği mola hayatının dönüm noktası olacaktı. Doğanın mucizeler barındırdığını, yaşamınsa bir ceza değil ödül olduğunu anlayacaktı. Kalbinde hâlâ aşka yer vardı ve başka bir hayat mümkündü. 288 SAYFA.

(EKSİK PARÇA YAYINLARI)

//

Oyuncakların canlandığı, cesaretin sınandığı büyülü bir dünya

E.T.A. Hoffmann’dan FINDIKKIRAN İLE FARELER KRALI.  Bir Noel gecesi, çocukluğun hayal gücüyle karanlık masalların sınırında açılan bir kapı… Yedi yaşındaki Marie ve kardeşi Fritz’in Noel gecesi aldığı birçok hediye arasında bir de Fındıkkıran vardır. Fritz onu hor kullanıp dişini kırınca Marie zavallı oyuncağı himayesine alır. Fakat onu bekleyen büyüleyici maceradan henüz haberi yoktur. Gece yarısı olunca kendini oyuncakların canlandığı, iyiler ve kötüler arasındaki ezelî mücadelenin soluksuz sürdüğü sihirli bir dünyada bulur. Bu dünyanın varlığına kimse inanmasa da Marie, Fareler Kralı’yla savaşan Fındıkkıran’a yardım etmeye ve onu üzerindeki korkunç lanetten kurtarmaya kararlıdır. Kitap okuru yazarın düşle gerçeği iç içe geçiren tarzıyla, oyuncakların canlandığı, cesaretin sınandığı ve masumiyetin dönüşüme uğradığı büyülü bir dünyaya davet ediyor. Küçük Marie’nin gözünden anlatılan bu masalda sevgi ve fedakârlık, grotesk korkularla, fantastik çatışmalarla yan yana yürür. Romantik dönemin hayal gücünü, gotik atmosferle ve ince bir psikolojik derinlikle birleştiren yazar, çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de seslenen zamansız bir klasik yaratır. 1816’da yayımlanan ve önce Alexandre Dumas’ya, Dumas’nın uyarlaması aracılığıyla da Çaykovski’ye ilham veren Fındıkkıran yalnızca bir masal değil hayal gücünün karanlıkla yüzleşerek olgunlaştığı bir edebiyat deneyimidir. 104 SAYFA.
(CAN YAYINLARI)

//

Bir ailedeki güç yapılarının betimlendiği, başarısız bir ilişkinin acımasız bir dökümü

MARLEN Haushofer’dan STELLA’YI ÖLDÜRÜYORUZ- BEŞİNCİ YAŞ. Yazardan muhteşem, büyüleyici, usta işi iki novella.Yazarın ayırt edici özelliği, görünüşte yalın bir dille, insanın içine işleyen keskin gözlemler yapabilmesidir. Bir ailedeki güç yapılarının ve savaşlarının hararetli, gerçekçi bir dille betimlendiği, başarısız bir ilişkinin acımasız bir dökümü olan kitabında da durum böyledir…Ondan aşağı kalır yanı olmayan Beşinci Yaş’ta yazar bir yıl boyunca yaşanan olayları büyükannesiyle büyükbabasının dağlardaki çiftliğinde büyüyen dört yaşındaki Marili’nin gözünden anlatır. Burada Marili’nin zamansızlığı ve kaygısızlığının ardında soğuk, sert gerçeklik de gün yüzüne çıkar ve küçük kız hayatın olumsuz yönleriyle ilk kez şaşkınlık içinde karşı karşıya gelmek zorunda kalır…Ben yalnızım, Richard hafta sonunu geçirmek için çocuklarla annesine gitti, hizmetçiye de gelmemesini söyledim. Elbette Richard beni de çağırdı ama nasıl olsa hayır diyeceğimi bildiği için. Benim varlığım onu ve Annette’yi rahatsız etmekten başka bir işe yaramazdı. Zaten ben de nihayet yalnız kalmak istiyordum.Bir kadın tarafından yazılmış, bir erkek olarak varoluşumu ve davranışlarımı bu metinden daha esaslı sorgulayan bir edebiyat eserine rastlamadım. Onu (Marlen Haushofer’i) hiç tereddütsüz Ingeborg Bachmann, Christa Wolf düzeyinde bir sanatçı olarak görüyorum. Otto F. Walter. 88 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)

//

İletişim kurulamaz insanlarla iletişim kurmak için faydalı bir rehber…

THOMAS Erikson’dan ETRAFIM APTALLARLA DOLU. “İletişim kurulamaz insanlarla iletişim kurmak için faydalı bir rehber… Yalın bir dille yazılmış, zengin örneklerle dolu ve kolay anlaşılır.” Publishers Weekly. Hepimiz hayatımızda aptallarla, yani ne yaparsak yapalım ne söylersek söyleyelim anlamakta zorlandığımız sinir bozucu insanlarla karşı karşıyayız. Fakat bu ‘aptallar’ aslında sadece bizden farklı düşünen ve farklı iletişim kurma tarzı olan insanlardır. Bu kitap, dört davranış profili kullanarak kişiler arası iletişimin mayın tarlasını basite indirgiyor. Kırmızı: Cesur ve atılgan olan Kırmızılar iddialı hedefleriyle doğuştan liderdir. Sarı: Tam bir sosyal kelebek olan Sarılar yaratıcı ve iyimserdir. Yeşil: Grubun en özverilisi Yeşiller esnek, arkadaş canlısı ve sadıktır. Mavi: Keskin zekalarıyla Maviler analitik düşünür ve detaylara önem verir. Geri bildirim oluşturmaktan etkili bir e-posta yazmaya kadar her renkle nasıl iletişim kurulacağına dair ipuçları sayesinde bu basit sistem hayatınızdaki insanlara bakış açınızı değiştirecek. 379 SAYFA.

(KORİDOR YAYINCILIK)

//

Osmanlı eğitim tarihinin pek az bilinen bir dönemine ışık tutuluyor

MEHMET Ali Neyzi’den AŞİRET MEKTEBİ- OSMANLI EĞİTİM TARİHİNDE BİLİNMEYEN BİR GİRİŞİM. On dokuzuncu yüzyıl sonundan itibaren Sultan II. Abdülhamid, aşiret yapısının hâkim olduğu bölgelerde aşiret reisleri ile saray arasında sağlam bir ilişki kurmak istiyordu. 1892’de İstanbul’da açılan Aşiret Mektebi, imparatorluk dahilindeki Arap aşiretlerine mensup çocuklara, sarayın himayesi altında eğitim imkânı vermek, saltanata ve devlete bağlılıklarını artırmak ve bölgelerine döndüklerinde sadakatle hizmet etmelerini sağlamak amacını taşıyordu. Daha sonra okula Kürt, Arnavut ve Türkmen aşiretlerinden de öğrenci kabul edildi.Mehmet Ali Neyzi’nin bu çalışması, Aşiret Mektebi’nin kuruluş süreci, Diyarbakır’dan Bağdat’a, Trablusgarp’tan Yanya’ya pek çok vilayet ve sancaktan gelen çocukların Türkçe, Fransızca, tarih, coğrafya, matematik ve ilahiyat gibi alanlarda eğitimi ve okul hayatları ile mezuniyetlerinden sonraki yaşam hikâyelerine odaklanıyor. 176 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

//

Muhaliflerini elimine etmek için her yolu mübah saydı

SEYİT Tuğul’dan ÖTEKİ PUTİN. İktidarda 20 yılını geride bırakan, son Anayasa değişikliği ile 2036 yılına kadar iktidarını güvence altına almaya çalışan Vladimir Putin nereden geliyor, nasıl başkan oldu, neler yaptı ve ne yapmak istiyor? Muhaliflerini elimine etmek için her yolu mübah sayan Putin, kaba dayak ve şantajın yanı sıra gerektiğinde kurşun ve meslekten kalma zehirleme yöntemini kullanmaktan kaçınmıyor. Rusya’da olduğu gibi Dünya ölçeğinde de bildiğini okumaya devam ediyor Putin. Birleşmiş Milletler’e üye devletler hukukuna aykırı olarak. Gürcistan’a müdahale etmekten kaçınmadı. Güney Osetya’dan Doğu Ukrayna’ya, Kırım Yarım Adası’ndan Lougansk ve Donetsk bölgelerine kadar birçok toprak parçasını ilhak etmeyi başardı. Dış politikada ‘Batı Karşıtlığı’m eksen alan Putin, istikrarsızlığı istikrar sayarak Suriye’den Libya’ya, Libya’dan Dağlık Karabağ’a kadar Ortadoğu, Kuzey Afrika ve şimdi de bir diğer çatışmalı bölge Kafkasya’ya müdahil olmaktan çekinmedi. Rus Çarlarının tarihsel özlemi ‘Sıcak Denizlere İnmek’ti. Putin bunu başarmış durumda. Duracak mı devam mı edecek? 230 SAYFA.
(NAS AJANSI YAYINLARI)

//

YORUM YAP