DOLAR43,7681% 0.08
EURO51,6231% -0.46
STERLIN59,1357% -0.37
FRANG56,6504% -0.25
ALTIN7.007,87% 2,18
BITCOIN66.202,23-2.365

BU KİTAPLAR SİZİN İÇİN…

Yayınlanma Tarihi :
BU KİTAPLAR SİZİN İÇİN…

Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım

KOMÜNİST ANARŞİZİMİN ABC’Sİ: ZAMANIMIZ VE GELECEK: “Anarşizm, özgür olman anlamına gelir; kimsenin seni köleleştirmemesi, yönetmemesi, soyup sömürmemesi, dayatmalarda bulunmaması, aynı özgürlüğün, yanı başındaki kişi için de geçerli olması ve özgürlüklerden herkesin eşitçe yararlanması gerektiği anlamına gelir.”

//

HOLOSENDEKİ İNSAN: Yazarın bu küçük ölçekli başyapıtı, insanın doğa karşısındaki kırılganlığı ve varoluşsal mücadelesi üzerine derin bir tefekkür.

//

YOLCU: İÇBÜKEYLER: “Yolcu’da sözün başında soruyor bu kez: “Bir yazarın Kitab’ı, Kitab’ını bölen, çoğaltan, böylece beyhûde bütünlenişini kollayan kitaplarını konu edinen bir kitap yazdığı, peki, görülmüş müdür?”

//

CİDDİ OLMANIN ÖMEMİ: Yazarın kaleminden çıkan her şey gibi göz alıcı bir zekâ, sivri dil, hazırcevaplıkla dolup taşar. Form olarak bir sosyete komedyası olsa da bu türün kemikleşmiş karakterleri yazarın elinde yenilenir, çehre değiştirir.

//

HÜSNÜYUSUF GÜZELLEMESİ: “Bir dahaki görüşmede babama çiçek vereceğim.” Yazarın öyküleri, en az romanları kadar özgün izler bıraktı Türk edebiyatında.”

//

KAOS ÇAĞINDA YENİ İNSANIN İNŞASI: Bu kitapta tarih, güvenli bir arşiv değil; bugünü açıklamak için yeniden kurulan bir mücadele alanıdır.

İşte o kitaplar;

//

Bu kitap, kitlelere anarşizmin temel ilkelerini öğretecek

ALEXANDER Berkman’den KOMÜNİST ANARŞİZİMİN ABC’Sİ: ZAMANIMIZ VE GELECEK. “Size Anarşizmin ne olduğunu anlatmak istiyorum; çünkü bunu bilmenizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, Anarşizm konusunda çok az şey biliniyor, bilinenler de çoğunlukla kulaktan dolma ve önemli ölçüde yanlış. Size anarşizmi anlatmak istiyorum; çünkü Anarşizmin insanın şimdiye dek düşündüğü en yüce ve en büyük fikir olduğuna inanıyorum. Çünkü sadece anarşizm özgürlüğe ulaşacağınız yolu gösterebilir; dünyaya barış ve sevinç getirebilir. Size anarşizmi, hiçbir yanlış anlamaya yer bırakmayacak kadar açık ve sâde bir dille anlatmak istiyorum. Süslenmiş kelimeler ve tumturaklı sözler sadece kafa karıştırır. Ancak size Anarşizmin ne olduğunu anlatmadan önce ne olmadığını anlatmak istiyorum. Çünkü hakkında o kadar çok yalan söylendi ki… Bazı kişiler Anarşizm hakkında konuşuyor ama konu hakkında hiçbir şey bilmiyorlar.Anarşizm, özgür olman anlamına gelir; kimsenin seni köleleştirmemesi, yönetmemesi, soyup sömürmemesi, dayatmalarda bulunmaması, aynı özgürlüğün, yanı başındaki kişi için de geçerli olması ve özgürlüklerden herkesin eşitçe yararlanması gerektiği anlamına gelir.”Alexander Berkman.”Yazarın kitabı bir özgürlük kılavuzudur. İnsanların Anarşizm üzerine bir giriş kitabına âdeta bir ABC’ye ihtiyacı vardı; bu kitap, kitlelere anarşizmin temel ilkelerini öğretecek ve dahası öğrenme iştâhlarını kabartacaktır. Zamanımız ve Gelecek bu amaçla yazıldı. Bu kitabı okuyan herkes bu amacın yerine getirildiğini kabul edecektir.Yazar, eserinde Anarşizmi, okurla doğrudan soru-cevap üslûbuyla konuşarak, gündelik hayatın içinden ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatmıştır.Berkman “Komünist Anarşizmin ABC’si”nde, zoru, baskıyı, bütün hiyerarşik ve itaat ilişkilerini reddeden, insan ilişkilerini bugünden başlayarak dönüştürmeyi amaçlayan bir etik ve ögürlük felsefesi fikrini anlatmaktadır.”Emma Goldman. 312 SAYFA.
(EPOS YAYINLARI)

 //

Uygarlığın erozyonuyla kuşatılmış insana dair son uyarılar

MAX Frisch’ten HOLOSENDEKİ İNSAN. Yaşlı bir adam olan Geiser, İsviçre Alpleri’nde izole bir köyde yaşamaktadır. Köy süreğen yağışlar yüzünden toprak kayması tehdidi altındadır. Geiser doğanın kaotik ve amansız yapısıyla başa çıkmaya çalışırken, ansiklopedilerden ve kitaplardan bilgileri kesip odasının duvarına asar, böylece yitirmeye başladığı belleğinin yanı sıra insanlığın bilgi birikimini de kayıt altına almaya çabalar. Ancak doğa, insanın sınırlı bilgisiyle kavrayışından çok daha engindir ve sonunda kaçınılmaz yüzleşme gerçekleşecektir. Yazarın bu küçük ölçekli başyapıtı, insanın doğa karşısındaki kırılganlığı ve varoluşsal mücadelesi üzerine derin bir tefekkür. 1992 yılında filme çekilen, sayısız kere sahnelenen bu eser, yıllar geçtikçe ve dünyamız yazarın öngördüğü yolda ilerledikçe klasikleşen bir kehanete dönüşüyor. Başyapıt düzeyinde bir mesel. George Stade, The New York Times Book Review. Dünyanın sonu hakkında, dünyanın sonuna inanmayan biri tarafından yazılmış bir klasik. Hans Mayer. Uygarlığın ve ilerlemenin erozyonuyla kuşatılmış doğaya ve insana dair son uyarılar… Frisch’in felsefi başyapıtı. Michael Magras. 88 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)

//

Yolcu, yolcunun kendinden alıntıyla “Bir tür entelektüel otobiyografi denemesi”

ENİS Batur’dan YOLCU: İÇBÜKEYLER (1987-1997) İblise Göre İncil’de söylüyordu Enis Batur: “Bir yazarın kitabını yazdığı görülmemiştir” diye. Yolcu’da sözün başında soruyor bu kez: “Bir yazarın Kitab’ı, Kitab’ını bölen, çoğaltan, böylece beyhûde bütünlenişini kollayan kitaplarını konu edinen bir kitap yazdığı, peki, görülmüş müdür?” Kitabın bütünü bu sorunun cevabı veya cevap girişimi… Metni üzerine metni içinde düşünen yazarın alıştırmaları. Şiiri, yazıyı, yazmayı, yazını, duruşu ve yer değiştirişi, yerini arayışı ve yitirişi konu edinen, yazma sürecinin ve gerek masa başında mürekkeple gerek enlem-boylam değiştirerek yolda olma halinin başından sonuna seyir defteri. Yolcu, yolcunun kendinden alıntıyla “Bir tür entelektüel otobiyografi denemesi.” 384 SAYFA.

(KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ)

//

Aldatmacalar nezakete karışırken “gerçek”le kurgu da iç içe geçer

OSCAR Wilde’den CİDDİ OLMANIN ÖNEMİ- Hasan Ali Yücel Klasikler. Oscar Wilde (1854-1900): İrlandalı dâhi yazar. Victoria Dönemi’nde edebi zekâsı, ince alaycılığı ve sıra dışı yaşantısıyla 19. yüzyıl estetizm hareketinin Britanya’daki en tanınmış temsilcisi haline geldi. Şiir, öykü ve oyunlarının yanı sıra Dorian Gray’in Portresi adlı romanıyla ün kazandı. Dönemin katı ahlak anlayışının sonucu olarak cinsel yönelimi nedeniyle yargılanıp iki yıl hapse mahkûm edildi.Kitap yazarın “piyasa” için yazdığı dört komedyadan biridir. Yazarın kaleminden çıkan her şey gibi göz alıcı bir zekâ, sivri dil, hazırcevaplıkla dolup taşar. Form olarak bir sosyete komedyası olsa da bu türün kemikleşmiş karakterleri yazarın elinde yenilenir, çehre değiştirir. Aldatmacalar nezakete karışırken “gerçek”le kurgu da iç içe geçer. Salt eğlencelik olanı estetik kılma gücü, yazar alametifarikası, bu oyuna da damgasını vurmuştur. Yazarın hapse girmeden önce yazdığı son oyundur. 112 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

//

O bahçıvan gerçekten de çocukları hiç mi sevmiyordu?

AYLA Kutlu’dan HÜSNÜYUSUF GÜZELLEMESİ. “Bir dahaki görüşmede babama çiçek vereceğim.” Yazarın öyküleri, en az romanları kadar özgün izler bıraktı Türk edebiyatında. Bunu yayımlanmış ilk öykü kitabında incecik işlenmiş dünyasında görmek mümkün. Her defasında yeni bir temayla, birbirine benzemeyen karakterlerle okur karşısına çıkıyor Kutlu ama kendine has öykü dili ve toplumun açık yaralarına dokunan tavrı hiç değişmiyor. Yayım yılı 1984’ten bu yana değerini koruyan, içinde 13. Antalya Film Festivali Film Öyküsü Ödülü’nün sahibi “Babaya Çiçek Götürmek” ile televizyon filmi yapılan “İzinli” başlıklı öykülerin de yer aldığı Hüsnüyusuf Güzellemesi, gözden geçirilmiş baskısıyla yeni bir yolculuğa başlıyor. O bahçıvan gerçekten de çocukları hiç mi sevmiyordu? Onların sandıkları kadar iriyarı mıydı? Ağzı büyük, bıyıkları çok uzun, kaşları çok kalın ve dağınık, saçları çok kırmızı, gövdesi serpme çille mi kaplıydı? Bir bağırsa, deprem olmuş gibi sarsılır mıydı her yan? Başını kapıdan uzatan çocuğun üstüne çift ağızlı palasıyla saldırır mıydı? 184 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

//

Bugünü dert edinip, tarihle yüzleşme cesareti olanlar için yazılmış bir metin

ERTÜRK Akşun’dan KAOS ÇAĞINDA YENİ İNSANIN İNŞASI. “Bu kitap, bugünün karmaşasını anlamak için tarihe geri dönmeyi öneren bir deneme değil; tam tersine, bugünden düne bakarak düşünmeye zorlayan, okuru rahatlatmak yerine rahatsız eden, kesin cevaplar sunmak yerine zor sorular sorduran bir metin. Yazar, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e, Jöntürklerden günümüz aydınına uzanan geniş bir hatta, Türkiye’de aydınlanma, iktidar, ideoloji ve sınıf mücadelesi üzerine yerleşik kabulleri yerinden sorguluyor. Kronolojiye yaslanmadan, güncel olaylar üzerinden tarihle bağ kuruyor; sezgi, teori ve deneyimi yan yana getirerek yeni insanın neden ve nasıl ortaya çıkamadığını tartışıyor. Yeni insanı inşa etmek için öneriler sunuyor. Bu kitapta tarih, güvenli bir arşiv değil; bugünü açıklamak için yeniden kurulan bir mücadele alanıdır. Postmodernizmin, sivil toplumculuğun ve neoliberalizmin nasıl cahilleştirme ve eşitsizlik yarattığını ve yeni ortaçağı nasıl inşa ettiğini açıklamaya çalışıyor. Bu dönemin, aydınları nasıl yalnızlaştırdığını, nasıl bir korku iklimiyle köşelerine çekilmelerine neden olduğunu, yeni aydının neden ortaya çıkmadığını, yeni kadroların neden oluşmadığını, yeni insanı inşa etme koşullarını korkusuzca tartışmaya açıyor. Okuması kolay değil; çünkü teselli etmiyor, düşündürmeyi seçiyor. Bu kitap, tarihe bakarak bugünü anlamaya çalışanlar için değil; bugünü dert edinip, tarihle yüzleşme cesareti olanlar için yazılmış bir metin.” 232 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)

//

YORUM YAP