logo

reklam

BEYPAZARI – Belgin Özçelik

BELGİN ÖZÇELİK

beypazariAdana’dan gece hareketle sabaha aydınlanırken Ankara Ayas yoluna döndük. İç Anadolu’nun bozkırında ilerliyorduk, yani etraf aslında çok da renkli manzaralarla dolu değildi. Hatta, otobüsle seyahat ederken etrafı izlemekten çok keyif alan ben bile ara ara kestirdim. Taaa ki uzaktan Beypazarı’nın o harika evleri uzaktan görünene dek. Öylesine büyük bir sürprizdi ki gördüğüm güzel manzara hala Beypazarını ilk gördüğüm o anı unutamıyorum.

Her zaman “bir yere gitmeden önyargılı olmayayım” diye ama yine de insanlık işte..

beypazari2 beypazari3Uzaktan güzel evleri seçilebiliyor ve o uzaklıktan bile şehrin size sıcaklığını hissettirmesi harika bir duygu. O şehri seveceğinizi anlıyor, biliyor ve tüm güzelliklere kucak açıyorsunuz.

Şehrin içinden şöyle bir geçip önce ilk durağımız olan İnözü Vadisi’ne gidiyoruz. Vadi, 100’ün üzerinde kuş türünün yaşadığı Türkiye’nin önemli kuş cennetlerindendir. Yolumuzun üzerinde Beypazarı mimarisindeki Bağ Evlerini görüyoruz. Bunlardan bazıları turistik maksatlı kullanılıyor, ancak sayıları pek fazla değil.  Kullanılmayanlar, restore edilmeyi bekliyor.  Yine yol üzerinde Frig’lerden kalma ve Roma döneminde manastır olarak kullanılan mağaralar da göze çarıpıyor. Biraz gittikten sonra İnözü Vadisi’ndeki kahvaltımızı alacağımız tesise ulaştık. Tesis tam da Beypazarı Soda Fabrikasının yanı. Beypazarlılar sodalarının her derde deva olduğunu hatta hanımların yüzlerini bile bununla yıkamalarını öneriyorlar.

Tamamı yöresel ürünlerden, Beypazarı kurusu ile taçlandırılarak hazırlanmış olan  nefis kahvaltı bizleri bekliyor. Mayıs ayında yaptığım bu ilk ziyaretimde sabah saatlerinde soğuk olduğundan içerde yanan kocaman bir odun sobası da ekmeklerimizi güzelce kızartarak kahvaltımıza ayrı bir keyif kattı. Bu güzel dinlenmenin ardından Beypazarına doğru yola çıkıyor ve kısacık bir yoldan sonra Beypazarına varıyoruz.

beypazari4Yürüyerek gezeceğimiz eski merkezde kent, 3500 yıllık tarihini attığınız her adımda hissettiriyor. Eski bölgeye girişin hemen önünde kocaman bir havuç heykeli karşılıyor bizleri. Türkiye’nin havuç ihtiyacının yarısından fazlasını karşılıyor bu güzel kent. Eski ve restore edilmiş tüm Beypazarı evleri, Restoran, otel, müze haline getirilmiş.

Çarşı girişi sağlı sollu turistik ve yöresel ürünlerin satıldığı minik dükkanlarla dolu. Tüm organik ve kendi yaptıkları ürünler olan Tarhana, kurutulmuş sebze ve meyveler, havuçlardan yapılmış her çeşit lokumlar gibi ürünleri satan yöre halkı küçük küçük kesip tabaklara koydukları ikramlarını gelen tüm turistlere ikram ediyorlar. Çarşıyı gezerken karnınızı da doyuruyorsunuz. Ama sakın doymayın. Öğle yemeği için mutlaka Beypazarı Yaprak Sarması deneyin. Çarşıyı geçtikten sonra müze haline gelmiş eski Beypazarı evlerini ziyaret edebilir, sonrasında 19.yy’dan kalma Taş Mektep Restoran’ta sunumu da çok güzel olan Türk kahvenizi içebilirsiniz.

Beypazarı küçük bir yer ancak tarihine sahip çıkan ve her biri kentini seven kişiler olduğundan ve eski Belediye Başkanları Mansur Yavaş’ın da gayretleri ile turizm konusunda hayli yol katetmiş. Evlerin restorasyonu, turistik dükkanların konsepti, esnaflar hep bir düzen, ahenk içinde.

Kentte tam 6 adet müze var. Biz,  Kent Tarihi Müzesi’ni  ziyaret ettik. Müze Binası  1928’de okul olarak yapılmış ve 2008’den bu yana da müze olarak hizmet veriyor. Küçük bir bedel ödeyerek gezebileceğiniz müzede Beypazarı tarihi, dönemlere ayrılarak binanın farklı salonlarında gösterime sunuluyor.

İşte tüm bu zenginliklerden ve güzel mutfağından sonra Beypazarı’ndan hem ruhunuzda hem de damağınızdaki eşsiz tatlarla istemeyerek veda ediyorsunuz bu güzel kente.

Share
6817 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

isparta mutlu son masaj van mutlu son masaj sivas mutlu son masaj mugla mutlu son masaj kocaeli mutlu son masaj gaziantep mutlu son masaj